İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2012/12914 Karar: 2013/776 Tarih: 2013

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/12914 K.2013/776

5. Ceza Dairesi 2012/12914 E. , 2013/776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Sanıkların atılı suçtan mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükmolunan ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiin

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2012/12914 E. , 2013/776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Sanıkların atılı suçtan mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükmolunan ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiin

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2012/12914 E. , 2013/776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Sanıkların atılı suçtan mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükmolunan ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın, suç tarihinde yürürlükte bulunan 250/1. maddesindeki düzenlemeye göre; cebri irtikap suçunun oluşması için kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar etmesinin gerektiği, somut olayda ise sanıkların, kanunun öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışının bulunmadığı, bu itibarla irtikap suçunun yasal unsurunun oluşmadığı, aranan şahıslar büro amirliğinde görevli sanıkların 06/03/2012 tarihinde düşümü yapılan arama kaydının bila infaz iadesinin istenmesinden önce 24/02/2012 ve 27/02/2012 tarihlerinde yapmaları gereken yakalama işlemini yapmamak amacıyla katılandan menfaat talep etmekten ibaret eylemlerinin rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile TCK'nın 252. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden suçun tamamlandığı kabul edilerek haklarında fazla ceza tayini, TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile TCK'nın 250. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafılerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozmanın mahiyetine, tutuklu kaldıkları süreye göre sanıkların bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilseler derhal salıverilme hususunun mahalline bildirilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 29/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla