KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2012/14253 E., 2014/140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2014
- Tebliğname No
- 5 - 2012/101909
- Mahkemesi
- Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 24/01/2012
- Numarası
- 2009/1143 Esas, 2012/46 Karar
- Suç
- Tefecilik
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde tefecilik suçunun.
"Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, …" biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, tefecilik suçunun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar bölümü içerisinde yer aldığı, bu bölümünde topluma karşı suçlar kısmı içinde bulunduğu,
aynı Yasanın 43/1. maddesi, suçun mağdurunun aynı kişi olmasını suçun zorunlu unsuru haline getirmiş iken, 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 6. maddesi ile anılan madde ve fıkraya eklenen “Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.” hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletildiği ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın son fıkrasındaki istisnalar dışında tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirildiği,
bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyeceği, ancak suçun zincirleme olarak işlenmesinin olanaklı olduğu anlaşılmakla;
Öncelikle dava konusu olayda, vergi denetim raporunda yapılan tespitlere göre sanığın aynı suç tarihlerini kapsayan dönemde kazanç elde etmek için ödünç para verdiği belirtilen S. M.. ve S..
M..’in de tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, sanık ve tanık beyanlarında geçen tüm icra ve mahkeme dosyalarının getirtilmesi, denetime olanak verecek şekilde tespit edilecek suç tarihlerine göre sanığın kredi kartlarına ilişkin banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, kredi kartından nakit çekilerek borç verilip verilmediği, hayatın olağan akışına ve bilinen ticari kurallara göre faiz ödemesi bulunup bulunmadığı, bunun kredi kartı için bankaya ödenen komisyondan daha yüksek olup olmadığı konularında rapor aldırılması,
ayrıca beyanlar arasındaki çelişkiler üzerinde durulması suretiyle hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde beraet kararı verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/14253, K. 2014/140, 8 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama