İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14841 K.2014/1392

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Esas2012/14841Karar2014/1392Tarih13 Şubat 2014Okuma5 dk · 1.049 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2012/14841 E., 2014/1392 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2014
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
Görevi kötüye kullanma
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.049 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Şanlıurfa ili Uğurlu Belediyesi başkanı olarak görev yapan sanığın, 2004-2010 yılları arasında, belediye gelirlerinden olup 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu hükümleri çerçevesinde ilgililerinden alınması gereken bina ve arazi vergisi, çevre temizlik vergisi ve içme suyu hizmet bedellerinin tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerini gerçekleştirmediği, 5393 sayılı Belediye Kanununun 38/f maddesi uyarınca belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmenin belediye başkanının görevi olduğu,

suçun işlenme süresinin uzunluğu ve kastının yoğunluğu nazara alındığında, eylemlerinin görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterme sınırlarını aştığı, 6 yıllık sürenin gecikmeden ziyade icrai davranışla izah edilebileceği, bu itibarla zincirleme şekilde görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kamunun zararına neden olduğu hususunun tüm dosya kapsamına göre sabit olduğu anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş,

suçun zincirleme biçimde ve TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 43/1 ve 53/5. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

Ancak;

Dosya arasında onaylı bir sureti mevcut olup 26/01/2011 tarihinde kesinleşen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 18/01/2011 tarih, 2010/24 Esas, 2011/37 sayılı Kararının kesinleşme tarihinin inceleme konusu suç tarihinden sonrasına rastladığı nazara alınmadan hükmün açıklanması için karar kesinleştiğinde bir suretinin ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "Karar kesinleştiğinde karardan bir suretin ... 1. Asliye Ceza ve 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine” ibaresinin "Karar kesinleştiğinde karardan bir suretin... 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/02/2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Belediye başkanı olması nedeniyle, 5393 sayılı Kanunun 38. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi gereğince belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle görevli olan sanığın, altı yıllık süre içerisinde bina ve arazi vergisi, çevre temizlik vergisi ve içme suyu bedellerine ilişkin tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerini yapmaması şeklinde sübuta eren eylemlerinin zincirleme görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunda, Dairenin sayın çoğunluğu ile aramızda herhangi bir görüş farklılığı bulunmamaktadır. Görüş farklılığımız, bu suçun ihmali davranışla işlenip işlenmediği, dolayısıyla uygulama maddesinin TCK'nın 257/2. maddesi olup olmayacağı noktasındadır.

"Görevi kötüye kullanma" başlıklı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257. maddesi;

"(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat, sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar, hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat, sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında icrai davranışla, 2. fıkrasında ise ihmali davranışla işlenen görevi kötüye kullanma suçu düzenlenmiştir.

Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğüne göre ihmal; yapmama, savsama anlamlarına gelmektedir. Gecikme ise; işin, yapılması gereken zaman geçtikten sonra yapılmasıdır. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, kamu görevlisinin yapmakla görevli olduğu işi yapmaması veya geciktirmesi suç sayılmıştır. Bu suç kasten işlenen suçlardan olup, kamu görevlisinin görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesi yani hiç yapmaması veya geciktirmesi gerekir.

Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2012 gün ve 2011/4.MD-492 Esas, 2012/87 Karar sayılı ilamında 87 adet soruşturma dosyasında hiç bir işlem yapmayarak; 09/04/2013 gün ve 2012/4.MD-1268 Esas, 2013/124 Karar sayılı ilamında ise, 541 adet soruşturma dosyasında 4 aydan 1 yıl 3 ay 8 güne varan sürelerle hiç işlem yapmayarak, kişilerin mağduriyetine neden olan Cumhuriyet savcılarının eylemlerini zincirleme ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma olarak niteleyip, eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 257/2, 43. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine karar veren Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararlarının onanmasına karar verilmiştir.

TCK'nın 257. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında yazılı görevi kötüye kullanma suçlarındaki ayırım görevinin gereklerine aykırılık oluşturan davranışın niteliğinde yatmaktadır. Davranış icrai nitelikteyse 1. fıkrada, ihmali nitelikteyse 2. fıkrada yazılı suç oluşur.

Sanık, görev yaptığı altı yıllık süre içerisinde bina ve arazi vergisi, çevre temizlik vergisi ve içme suyu bedellerine ilişkin tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerini yapmamıştır, yapmama şeklindeki bu davranışı ihmali niteliktedir. İcrai nitelikte herhangi bir davranışı yoktur.

Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda zincirleme olarak işlenen suçta verilecek ceza TCK'nın 43. maddesi gereğince dörtte birden dörtte üçe kadar artırılabilir. Hal böyle olunca "suçun işlenme süresinin uzunluğu" durumunda, TCK'nın 3. maddesindeki "suç işleyen kişiye fiilinin ağırlığıyla orantılı cezaya hükmolunur" hükmü uyarınca 43. madde gereğince yapılacak artırım oranı asgari haddin üzerinde hatta azami oranda uygulanması mümkün ise de, bu durum davranışın ihmali niteliğini icrai niteliği dönüştürmez.

Yine, "sanığın kastının yoğunluğu" ise, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde yazılı cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi kurumlarından biri olup, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel ceza belirlenirken gözönüne alınması gereken bir durumdur. Sanığın kastının yoğunluğu ihmali nitelikte olan davranışını icrai niteliğe dönüştürmez, sadece temel cezanın asgari haddin üzerinde belirlenmesi için gerekçe oluşturabilir.

Bütün bu sebeplerle; sanığın, altı yıllık süre içerisinde bina ve arazi vergisi, çevre temizlik vergisi ve içme suyu bedellerine ilişkin tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerini yapmaması şeklinde sübuta eren eylemlerinin zincirleme ihmali nitelikte görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kanaatinde olduğundan;

"sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve deliller birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu gözönüne alınarak TCK'nın 257/2. maddesi uyarınca temel cezanın,

aynı Kanunun 43. maddesi gereğince zincirleme suç nedeniyle artırım oranının hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, vasıfta hataya düşülerek icrai davranışla işlenmesi mümkün olan TCK'nın 257/1.maddesiyle uygulama yapılması ve kabule göre de, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde takdirde hataya düşülerek temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi" gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken "düzeltilerek onanmasına" karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/14841, K. 2014/1392, 13 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/14841
Karar No
2014/1392
Tarih
13 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14842 K.2014/1268
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14843 K.2014/2002
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/14845 K.2014/1613
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14845 K.2014/2161
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/14846 K.2014/2555
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14847 K.2014/2060

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.