İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2012/3261 Karar: 2012/6675 Tarih:

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/3261 K.2012/6675

Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5. Ceza Dairesi 2012/3261 E. , 2012/6675 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya arasında bulunan ve sanığa ait olduğu kabul edilen adli sicil kaydının baba adı bölümü gerçek nüfus kaydına göre farklı ise de, UYAP ortamından yapılan incelemede, sanığın sabıkasız olup, duruşmada saptanan kimlik bilgilerini doğruladığı anlaşıldığından, 765 sayılı TCK'nın 59/2. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması durumunda ulaşılacak sonuç cezanın, 3 yıl 10 ay 20 gün hapis ve 277 TL adli para cezası olması gerekirken, yanlış hesaplama sonucunda, sonuç cezanın, 3 yıl 9 ay hapis ve 277 TL adli para cezası şeklinde eksik tayin edilmesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Suç tarihlerinde ... Gelirler Müdürlüğünde icra memuru olarak çalışan ve çalıştığı Belediye adına her türlü vergi, resim, harç ve benzeri alacağı tahsile yetkisi bulunan sanığın, İzmir Alsancak Vergi Dairesi mükellefi olan ve 1994-2001 yıllarına ait temizlik vergisi borcu bulunan ...'ı icra takibinden kurtarmak maksadıyla, adı geçenden herhangi bir tahsilat işlemi yapmadığı halde, vergi borcu tahsilatı yapmış gibi iki ayrı sahte haciz tutanağı düzenlemiş olduğunun, sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 339/1, 80 ve 5237 sayılı TCK'nın 204/2, 43. maddelerinde tanımlanan zincirleme memurun "resmi belgede sahteciliği" suçu olarak kabul edilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek, "zimmet" suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2001 yılı itibariyle 500 TL'lik değerin pek hafif bir değer olarak kabul edildiği ve suça konu toplam değerin de 500 TL. olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında TCK'nın 219/3. maddesinde yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de nazara alınmak suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

....

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/3261, K. 2012/6675, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama