KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2012/4733 E., 2012/5416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Parada sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, rüşvet verme
- Hüküm
- Rüşvet eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulüyle atılı tüm suçlardan mahkümiyet
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın tebliğnameye cevaplarını içeren dilekçelerinde yerel mahkemede de ifade ettiğini belirterek tekerrüre esas alınan sabıkanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, tekerrüre esas alınan ilamı gösteren sabıka kaydında sanığın doğum tarihine ilişkin bilgilerin nüfus kaydına uygun olmadığı anlaşılmakla; mahkemesinden hükme esas nüfus kayıt örneği ile tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini içerir onaylı örneklerinin temini ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
16/11/2010 tarihinde şikayetçi adına düzenlenmiş sahte avukat kimliğini kullandığından bahisle hakkında soruşturma yapılan sanığın, 29/11/2010 tarihinde şüphe üzerine kolluk kuvvetlerince kovalamaca sonucu yakalandığı yerde yine aynı kişi adına düzenlenmiş sahte kimliği yere attığından bahisle yapılan soruşturmada sanığın kolluk tarafından alınan aynı günlü beyanında diğer fotokopi kimliği bulamadığını, daha sonra bulunca teslim etmek amacıyla üzerine aldığını beyan etmesi karşısında.
TCK'nın 43. maddesi uyarınca aynı suçun değişik zamanlarda işlenmesi halinde zincirleme suçun oluşacağı gözetilerek suça konu sahte kimliklerin hangi tarihlerde düzenlendiği tespit edilip, aynı anda düzenlenmesi halinde tek suç, aksi takdirde suç işleme kararındaki birlik
değerlendirilerek zincirleme suç ya da iki ayrı suç oluşup oluşmayacağının tartışılması gerektiği gözetilerek.
16/11/2010 tarihli olaya ilişkin soruşturmanın akıbetinin araştırılması dava açılmış ve derdest ise dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi, kesinleşmiş ise dosyanın getirtilerek incelenmesi, sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespiti hakime ait olduğu cihetle, suça konu belgelerin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra belgenin aldatma yeteneğinin ne şekilde gerçekleştiği belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “…..
Avukat kimlikleri, tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmi kimlik hükmündedir.” şeklindeki düzenleme nedeniyle sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu da gözetilmeksizin eksik inceleme ile suç vasfının tayininde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/4733, K. 2012/5416, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama