Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2012/613 E. , 2013/761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Hükmün 12/09/2011 tarihinde Hazineye tebliğ edilmesine rağmen Hazine vekilinin 15/09/2011 tarihli dilekçesinin içeriğine göre kararı
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2012/613 E. , 2013/761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Hükmün 12/09/2011 tarihinde Hazineye tebliğ edilmesine rağmen Hazine vekilinin 15/09/2011 tarihli dilekçesinin içeriğine göre kararı temyiz etmediğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından, anılan Yasanın irtikap suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Suç tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında itfaiye eri kadrosunda çalışan aynı zamanda yangın önleme ve kontrol heyeti üyesi olan sanığın; mağdurun işyerine kontrole gittiği, işyerindeki başlangıç yangınlarına karşı alınan önlemlerin yeterli olmasına rağmen, mağdura bir kısım bölmelerin ahşap olduğunu, saç ve benzeri yanmaz malzemeler ile kaplanması gerektiğini belirtip düzenleyeceği raporu kastederek “bu rapora üç kişi imza atacağız, bunu aramızda halledelim, sen bize 300 TL ver” dediği, mağdurun bu meblağı çok bulması üzerine sanığa 220 TL verdiği ve aynı gün raporun işyerinin başlangıç yangınlarına karşı tedbirlerin yeterli olduğu şeklinde verildiğinin daha sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan incelemeye göre raporun bu şekilde düzenlenmesinde usulsüzlük bulunmadığının anlaşılması karşısında; yapılması gereken bir iş için para alınması olayında; ikna edici, hileli, tehdit veya icbar içerikli söz ya da eylemi olmayan sanığın para isteğinin mağdur tarafından hemen kabul edilmiş olması nazara alındığında, karşılıklı rızaya dayanan bir anlaşmayı içeren sanığın eyleminin 29/12/2008 olan suç tarihi itibariyle "görevi kötüye kullanma" olarak kabul edilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek, "ikna suretiyle irtikap" suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 86. maddesi ile eklenen 5237 sayılı TCK'nın 250/4. maddesinde suç konusunun değeri ve mağdurun ekonomik durumuna göre cezada indirim öngörülmesi karşısında, mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.