KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2013/2843 E., 2014/6622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2014
- Tebliğname No
- 4 - 2011/41181
- Mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 01/12/2010
- Numarası
- 2010/306 Esas, 2010/985 Karar
- Suç
- Kamu görevini usulsüz üstlenme
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 1. maddesine göre avukatlığın, kamu hizmeti olduğu, dolayısıyla bu görevi yerine getiren kişilerin, görevleri sırasında işledikleri veya görevleri sırasında kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı kamu görevlisi sayılacakları, Avukatlık Kanununun 35. maddesine göre; “kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek yetkisinin, yalnızca baroda yazılı bulunan avukatlara ait” olduğu,
somut olayda 26/04/2000 tarihinde Ankara Barosundaki kaydı bir daha yazılmamak üzere silinen sanığın bu durumdan haberdar olmasına rağmen, 10/08/2005 tarihinde Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesince sorgusu yapılan Y.
Ş. isimli kişinin savunmasına iştirak ederek yasal düzenlemelere aykırı şekilde bu kişinin müdafiiliğini üstlendiği anlaşılmakla, tebliğnamede yer verilen aldığı eğitim sonucunda kazandığı ünvanın baronun idari bir işlemi ile kaybedilmeyeceği, dolayısıyla baroya kayıtlı olmadan görev yapmasının ceza kanununda tanımlanan kamu görevini usulsüz olarak üstlenme suçunu oluşturmayacağı şeklindeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine,
incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu göz önüne alınarak temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, “...sanığın aynı suçlardan birçok kez sabıkalı oluşu ve cezada etkinliğin sağlanması...” şeklinde yasal olmayan gerekçelere yer verilmek suretiyle temel cezanın alt sınırdan epeyce uzaklaşılarak tayini,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2013/2843, K. 2014/6622, 12 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama