KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2013/2925 E., 2015/7462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2015
- Tebliğname No
- 4 - 2011/41432
- Mahkemesi
- Çivril Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 29/06/2010
- Numarası
- 2009/428 Esas, 2010/496 Karar
- Suç
- Görevi kötüye kullanma
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık Mehmet'in başkanı, diğer sanıkların ise yönetim kurulu üyesi oldukları Kızılcayer Tarımsal Kalkınma Kooperatifine ait ticari defterlerin kapanış tastik şerhlerini yaptırmamalarına dair eylemlerinin düzenlendiği 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun, hükümden sonra 01/07/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile ilga edilip, eylemin aynı Kanunun 562/1-a maddesine göre Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nevine dönüştüğünün, keza sanıkların üzerlerine atılı ve iddianamede görevi kötüye kullanma suçu olarak nitelendirilen kooperatif üyelerinden alınan sütlere ilişkin olarak belge düzenlenmemesi,
üyelere ödenen primler için imza alınmadan ödeme yapılması ve usulsüz ödemelerde bulunulması şeklindeki iddialarla ilgili olarak soruşturma aşamasında bilirkişi heyetince düzenlenen 21/07/2009 tarihli raporda kooperatifin üyelerden alınan süte belge düzenlemediği ve üye primleri için üyelerden imza almadan ödeme yapıldığının belirtildiği, ayrıca toplam 2.283,00 TL’ye tekabül eden kooperatifin amacıyla ilgisiz ve usulsüz şekilde 7 adet yemek faturası ödemesinin bulunduğuna yer verildiği,
yargılama aşamasında alınan 14/04/2010 tarihli bilirkişi raporunun inceleme kısmında ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 235. maddesi hükmüne aykırı olarak süt alımlarında müstahsil makbuzu kesilmesine rağmen bir nüshasının imzalanarak üreticiye verilmemesi ile süt teşvik primi ödeme listelerinin de imzasız olması nedeniyle kontrolünün mümkün olmadığı belirtilmesine rağmen, sonuç kısmında kooperatif zararı veya kişilere haksız kazanç sağlanmasının bulunmadığına değinildiği,
yine ilk raporda yazılı usulsüz yemek faturaları ödemelerine dair herhangi bir incelemenin de bu raporda yer almadığının anlaşılması karşısında, belirtilen eksiklik ve çelişkilerin giderilmesi açısından yemek faturaları düzenleyicileri ile kooperatif üyeleri tespit olunarak dinlenmeleri ve ayrıca ifadelerde belirtilen süt alımı ve ödemelerde kooperatifçe kullanılan kartların da temin edilerek kart sahipleri adına düzenlenmiş bulunan müstahsil makbuzları ile adli emanette bulunan kooperatife ait tüm defter ve belgelerin dava dosyasıyla birlikte daha önceden bu dosyada bilirkişilik yapmamış Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak
üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek, atılı suça konu eylemlerden dolayı objektif cezalandırma koşulları olan kamu zararı, mağduriyet ve haksız kazanç sağlamanın gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında rapor alınması ve bundan sonra hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak eksik soruşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/10/1978-2/324-350 sayılı Kararında belirtilen "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmadığı" hususu nazara alınarak kendilerini aynı vekille temsil ettiren ve beraetlerine karar verilen sanıklar İbrahim Karataş ve M.. G.. yararına tek vekalet ücreti tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2013/2925, K. 2015/7462, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama