KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2014/4731 E., 2016/4862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararı verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m. 38/4, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m. 14/2), sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları, bu savunmaları destekleyen tanık beyanları, 20/10/2009 tarihli görev ve sorumluluk konulu belge içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
sanığın yüklenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gibi, katılanın müracaat ettiği Mersin ilindeki kursun iptal edilmesi karşısında objektif cezalandırılma şartları olarak ön görülen kişi mağduriyeti, kişilere haksız menfaat sağlama veya kamu zararına neden olma şeklindeki şartlarının da gerçekleşmediği anlaşılmakla beraati yerine dosya kapsamına ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2014/4731, K. 2016/4862, 10 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama