KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2014/7292 E., 2019/11962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçtan zarar gören
- Hazine
- Suç
- Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- 1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmete yardım etme suçundan ayrı ayrı beraat
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
2-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından ayrı ayrı beraat 3-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan ayrı ayrı beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 08/04/2014 tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma isteminin zimmet suçuyla sınırlı olarak KABULÜNE, görevi kötüye kullanma suçundan Hazinenin zarar gören sıfatı bulunmadığından,
Hazine vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan ... vekilinin tüm sanıklar yönünden, katılan Hazine vekilinin ise tüm sanıklar hakkında zimmet ve zimmete yardım etme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tebliğname başlığında yer verilen sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olan bu karara karşı herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 13/09/2011 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise zimmete yardım etme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Kilimli Belediyesi eski başkanı sanık ...'ın görev yaptığı 2004-2009 yılları arasında belediyeye ait olduğu belirtilen suça konu olan ve olmayan tüm inşaat malzemeleriyle ilgili satın alma, adet ve miktar, ödeme, nakil, depolama ve kullanıma ait tüm giriş-çıkış kayıtlarını içeren ticari defter, fatura, irsaliye, makbuz ve diğer belgeler ile sanıkların işe başlangıç ve çıkış, unvan, çalışma alanı, sorumluluk ve bağlı olduğu kişi veya müdürlük bilgilerini gösteren tüm belgelerin belediyeden ve ilgili kurum ya da kişilerden istenilmesi,
varsa bu bilgi ve belgelerde adı geçen şahısların tanık olarak dinlenilmesi sonrasında dosyanın ekleriyle birlikte kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek iddianamede yargılama konusu yapılan hususlarda her bir sanığın sorumluluğunu ayrı ayrı irdeler şekilde rapor alınmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2014/7292, K. 2019/11962, 24 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama