KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2014/938 E., 2016/2997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Rüşvet vermeye teşebbüs, tehdit
- Hüküm
- Tehdit eyleminin şantaj suçunu oluşturduğunun
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
kabulü ile bu suç ve atılı rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre rüşvet vermeye teşebbüs suçuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı TCK'nın, 05/07/2012 günü yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlamasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılması,
görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle aynı Yasanın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı, olay günü sanığın rüşvet vermeye konu teşkil eden eylemi hakkında işlem yapılıp yapılmadığı hususu araştırılıp, rüşvet önerisini haklı bir hususun sağlanması için yapıp yapmadığının kesin olarak saptanmasından sonra,
diğer suç da buna göre değerlendirilerek suçların niteliğinin tayin ve takdiri yerine eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2014/938, K. 2016/2997, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama