KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2015/11669 E., 2018/6649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tayin olunan adli para cezasının sanık hakkında aynı suçtan kesinleşen 2013/47-114 Esas ve Karar sayılı ilamındaki cezadan mahsup edildikten sonra bakiye cezanın hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesinin infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık hakkındaki hükme yönelik sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a madde ve bendindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hak ve yetkilerin kullanımının yasaklanmasına karar verilirken hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasında yer alan ''Sanığın görevi gereği yetkisini kötüye kullanmak suretiyle görevi kötüye kullanmak suçunu işlediği anlaşıldığından ve hakkında neticeten adli para cezası verilmesi de dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nun 53/5 maddesi gereğince 150 GÜN SÜRE İLE HAK VE YETKİLERİNİN KULLANMASININ YASAKLANMASINA,'' şeklindeki ibarenin çıkartılarak yerine "Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2015/11669, K. 2018/6649, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama