KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2016/10399 E., 2020/10090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zincirleme nitelikli zimmet
- Hüküm
- Nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafin süresinden sonra vaki ve sonuç ceza miktarı itibarıyla da koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 247/1-2, 249, 248 ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği nazara alınmadan ve TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ve suç tarihinde sanığın 5.620 TL'yi zimmetine geçirdiği hususları birlikte değerlendirilmek suretiyle değer azlığı indiriminin hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken orantılılık ilkesine aykırı olarak TCK'nın 249. maddesi uyarınca 1/2 yerine 1/3 oranında indirim yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 3,
4 ve 5 no'lu bentlerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması ve 3 no'lu bendinin ''Zimmete konu 5.620,00 TL 2009 yılı itibarıyla ekonomik koşullara, paranın alım gücüne ve Dairemiz uygulamalarına nazaran değer azlığı sınırının altında kaldığından,
sanığa verilen cezadan TCK'nın 249. maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,", 4 no'lu bendinin ''Sanığın hükümden önce gönüllü olarak zimmete konu parayı yatırdığı görülmekle, TCK'nın 248/2-son maddesi gereğince cezasından 1/3 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'',
5 no'lu bendinin de ''Sanığın yargılama sürecindeki tavrı ve hapis cezasının geleceğine etkisi takdiri indirim nedeni olarak kabul edilerek TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle neticeten 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklinde değiştirilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2016/10399, K. 2020/10090, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama