KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2016/2123 E., 2018/2379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tefecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" olup bu kapsamda sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesi için suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilmesi ve sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından gözönünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği; dosya kapsamında yer alan 06/01/2010 tarihli adli arama tutanağında sanığın evinde yapılan aramada her hangi bir suç unsuruna rastlanmadığı,
gizli yapılan kolluk araştırması neticesinde düzenlenen 03/06/2010 tarihli tutanakta ise sanığın tefecilik yaptığına dair her hangi bir bilgi elde edilemediği hususlarının kayıt altına alındığı, Nazilli 1. ve 2. İcra Daireleri'nin 25/11/2014 ve 06/01/2015 tarihli cevabi yazılarında sanığın alacaklı olarak takip ettiği her hangi bir icra dosyasının bulunmadığının bildirildiği, mağdurlar ve tanıkların aşamalardaki beyanlarının çelişkili olup bu beyanları doğrular nitelikte senet ve benzeri her hangi bir delil elde edilmediği,
07/02/2015 tarihli vergi tekniği raporunun ise bu beyanlar esas alınmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi için yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmeyip yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından bahisle beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede yer olan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2016/2123, K. 2018/2379, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama