KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2017/2725 E., 2019/6794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi kötüye kullanma, dolandırıcılık, sahtecilik
- Hüküm
- Görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarında eylemin zimmet suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet, sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, CMK'nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanunun 264. maddesi de gözetilerek temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mercince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden, incelemenin zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
TCK'nın 62. maddesi uygulanarak bulunan sonuç hapis cezasının 2 yıl 7 ay 6 gün şeklinde doğru tayin edilmiş olması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yine TCK'nın 43. maddesinin uygulanması ile bulunan 3 yıl 20 ay 7 gün hapis cezasının aynı Kanunun 248/2. maddesine göre indirimi sırasında hesap hatası yapılarak 2 yıl 13 ay 14 gün yerine 3 yıl 1 ay 14 gün hapis cezası şeklinde belirlenmesi sonuç cezanın doğru tayin edilmesi nedeniyle sonuca etkili bulunmamış, 19/10/2008 ve öncesi olan suç tarihinin karar başlığında 19/10/2007 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş,
bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak; Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanması sırasında sadece bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hak yoksunluğuna dair süre de belirtilmeksizin ve infazda da tereddüde yol açacak şekilde diğer bentlerdeki hak ve yetkilerden de yoksunluğa hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak ve mahkemenin ceza tayinine yönelik takdiri de nazara alınarak hüküm fıkrasının 1 no'lu bendinin hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin 9. paragrafının ''Sanığın suçu 5237 sayılı Kanunun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlediği anlaşılmakla aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince, ayrıca,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2017/2725, K. 2019/6794, 4 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama