KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2017/3291 E., 2020/12207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Rüşvet verme
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05/07/2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı,
bu eylemlerin TCK'nın 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, rüşvet suçuna konu kaçakçılık fiillerine ilişkin olarak, yapılan incelemede sanık hakkında kaçakçılık suçundan dolayı açılmış bir kamu davasının bulunmadığı ve bu haliyle atılı rüşvet verme suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında,
sanığın yaptığı telefon görüşmesinde inceleme dışı sanık ... hesabına postaneden para yatıracağını söylemesi şeklindeki isnadın sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamaya azmettirme suçunu oluşturacağı, anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2017/3291, K. 2020/12207, 14 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama