KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2018/7960 E., 2022/1850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2022
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Rüşvet verme
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nin rüşveti tanımlayan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05/07/2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı,
bu eylemlerin TCK'nin 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, UYAP sisteminde yapılan sorgulamada rüşvet suçuna konu kaçakçılık fiillerine ilişkin olarak, sanık hakkında suç tarihi itibarıyla kaçakçılık suçundan dolayı açılmış bir kamu davasının bulunmadığı ve bu haliyle atılı rüşvet verme suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nin 257/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisini görevinin gereklerine uygun davranması için çıkar sağlamaya azmettirme suçunu oluşturabileceği,
söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla bu suçun aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, dava zamanaşımı süresini kesen en son işlem olan 13/06/2011 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK'nin 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2018/7960, K. 2022/1850, 16 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama