İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2019/6175 K.2022/10467

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine…

Esas2019/6175Karar2022/10467Tarih14 Eylül 2022Okuma5 dk · 1.019 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2019/6175 E., 2022/10467 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Eylül 2022
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık (sanık ... hakkında iki kez), resmi belgede sahtecilik (her iki sanık hakkında
Hüküm
Her iki sanık hakkında zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan, sanık ... hakkında ayrıca nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında eylemlerin nüfuz ticareti suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan (iki kez) mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.019 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre nüfuz ticareti suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve dolandırıcılık suçuna göre daha özel düzenleme niteliğinde olan TCK'nın 255. maddesinde düzenlenen nüfuz ticareti suçunun bağlı hareketli bir suç tipini oluşturduğu, bu suçta hareket öğesi sınırlandırıldığından, dolandırıcılık suçuna nazaran özel hüküm niteliğinde bulunduğu, suçun oluşabilmesi için gördürülecek işin mutlaka haksız bir iş olması,

işi göreceğini söyleyen failin kamu görevlisi üzerinde nüfuzunun bulunması ve işi yapacak kamu görevlisinin belli olmasının gerektiği, TCK'nın 157 ve 158. maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarında ise işi göreceğini söyleyen failin kamu görevlisi üzerinde nüfuzunun bulunmasının zorunlu olmadığı, somut olayda ise sanık ...’ın, kamu görevlileri üzerinde nüfuzunun bulunmaması nedeniyle eylemlerinde nüfuz ticareti suçunun unsurlarının bulunmadığı,

mağdurların kolluk tarafından alınan ifadelerinde ismini ... olarak bildikleri ve Feryat ile iştirak halinde atılı suçu işlediği iddia edilen ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...’ın kendilerine MİT’te çalıştığını söyleyip ...

Türk olarak tanıtarak kuruma ait kimlik kartını gösterdiğini bildirmeleri, bu şahsın üzerinden adli emanetin 2014/3439 sırasına kayıtlı Başbakanlık MİT kartının çıkması dikkate alındığında oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle iki kez zincirleme biçimde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde nüfuz ticareti suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,

28/03/2014 tarihli iddianamede sanık ...’ın üzerinde ele geçirilen yakın koruma kimlik kartı ve sanık ...’ın üzerinde ele geçirilen Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait kimlik kartının sahte olduğundan bahisle sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, gerek anlatım gerekse deliller kısmında adli emanetin 2014/1736 sırasına kayıtlı sahte belgelerden bahsedilip açıkça değinilen bu iki kimlik kartının sahteliğinin iddia edildiği,

buna karşın mahkemece yapılan yargılama sonucunda yakın koruma kimlik kartı dışında iddia konusu olmayan adli emanetin 2014/3439 sırasına kayıtlı diğer kimlik kartları ve nüfus cüzdanının sahte olduğunun kabulüyle ve zincirleme suç hükümleri de uygulanıp mahkumiyet hükmü kurularak, iddianamede anlatılmayan ve yargılama konusu olmayan konuda karar verilmek suretiyle CMK'nın 225. maddesine muhalefet edilmesi,

Kabule göre de;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenmesi,

Sanık ...’ın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemlerine ilişkin olarak hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir mağdura yönelik ayrı ayrı nüfuz ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,

5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesine, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin anılan düzenlemenin yürürlük tarihinden önce olmasına göre,

geçmiş hükümlülüğü bulunmayan sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde belirtilen diğer koşullar yönünden denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılması gerekirken, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

TCK'nın 51/2-3. madde ve fıkralarına göre, hapis cezasının ertelenmesinin, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilmesine ve nüfuz ticareti suçundan verilen cezaları ertelenen sanık ... hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenmesinin gerekmesine karşın, TCK’nın 51/2. maddesinin hiç tartışılmaması ve 52/3. madde uyarınca denetim süresi belirlenmemesi,

Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 14/09/2022 tarihinde bozmada oy birliği, gerekçede oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İddianamede "sahte kimlikler ile ... sağladıkları" anlatımına yer verilmiş, deliller kısmında "emanetin 2014/1736 sırasında kayıtlı belgeler, .... tüm soruşturma evrakı kapsamı" ibaresi kullanılmış olup, sanıkların savunmalarının alındığı 09/07/2014 günlü celsede "... dosyada bulunan diğer belge ve bilgiler" okunarak sanıklara diyecekleri sorulmuş, anılan celsede "adli emanete müzekkere yazılarak 2014/3439 ve 2014/1736 sırasında kayıtlı belgelerin tetkik ve iade edilmek üzere istenilmesine" karar verilmiş, 22/10/2014 günlü sanık ...'ın da hazır bulunduğu celsede sahteciliğe konu belgeler incelenmiş,

sanık sahte belgelere ilişkin açıkça savunmada bulunmuştur. Ayrıca, sanıklar duruşmada tekrar ettikleri sorgu ifadelerinde de sahteciliğe ilişkin savunma yapmışlardır. Açıklanan nedenlerle, adli emanetin 2014/3439 sırasına kayıtlı belgeler dahil tüm sahtecilik fiillerine dair dava açıldığının kabulü gerekir.

Olayın gelişim şekli ve süreci değerlendirildiğinde de kardeş olan sanıkların tüm sahtecilik eylemlerinde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri açık olduğundan TCK'nın 37/1. maddesi uyarınca fail olacakları ve CMK'nın 225. maddesine aykırılık olmadığı kabul edilmek zorundadır.

Ancak 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, dosya kapsamına göre suça konu belgelerin farklı tarihte düzenlendiğine dair delil bulunmadığının anlaşılması karşısında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı,

ancak suça konu belge sayısı da nazara alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun farklı gerekçesine iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2019/6175, K. 2022/10467, 14 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2019/6175
Karar No
2022/10467
Tarih
14 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6185 K.2022/14495
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6190 K.2022/14461
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6197 K.2022/14428
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/6356 K.2022/12887
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6409 K.2022/14269
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6414 K.2022/14463

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.