Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2020/6004 E. , 2023/5560 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/27 Esas, 2013/137 Karar SUÇLAR : İcbar suretiyle irtikap (4 kez) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (2 kez), beraat (2 kez) Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2013 tarihli ve 2013/27 Esas, 2013/137 sayılı Kararının sanık müdafii
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2020/6004 E. , 2023/5560 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/27 Esas, 2013/137 Karar SUÇLAR : İcbar suretiyle irtikap (4 kez) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (2 kez), beraat (2 kez) Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2013 tarihli ve 2013/27 Esas, 2013/137 sayılı Kararının sanık müdafii ve suçtan zarar görenler Hazine temsilcisi ile ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve beraat hükümlerinin Hazine temsilcisi ve adı geçen bakanlık vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da Tarım ve Orman Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir. Temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre; sanık müdafiinin temyiz isteminin mahkumiyet, katılanlar Hazine temsilcisi ile ... vekilinin temyiz istemlerinin ise beraat hükümlerine yönelik olduğu, mahkumiyet hükümleri yönünden aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Zile Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2013 tarihli ve 2013/212 Soruşturma, 2013/98 Esas, 2013/13 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dört kez cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2013 tarihli ve 2013/27 Esas, 2013/137 sayılı Kararı ile sanığın, katılanlar ... ve ...'e yönelik eylemleri sebebiyle icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna, mağdur ... ve katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri uyarınca ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; mahkumiyet hükümlerinin eksik inceleme ile kurulduğuna, icbar suretiyle irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, menfaat temininin söz konusu olmadığına ve temyiz aşamasında resen tespit edilecek sair nedenlere, 2. Katılan Hazine temsilcisinin temyiz istemi; beraat hükümlerinin eksik araştırma ile kurulduğuna, 3. Katılan ... vekilinin temyiz istemi ise; sanığın mağdur ... ve katılan ...'e yönelik eylemlerinin sübuta erdiği ve bunlara ilişkin de atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin belli bir şiddete ulaşmasının, ciddi olmasının ve mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmamasının gerektiği, mağdur ... katılanların beyanları ile tanık anlatımları dikkate alındığında oluş şekline nazaran somut olaylarda sanığın yasanın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışının bulunmadığı, bu itibarla cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, mesai saatleri dışında mağdur ile katılanların hayvanlarını küpelemek için mevzuatın öngördüğü miktarın üzerinde mazot parası gibi adlar altında ilgili şahıslardan fazladan ücret alarak bu kısmı menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçuna mümas olduğu kabul edilmiştir. 2. İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.10.2013 tarihli mahkûmiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2013 tarihli ve 2013/27 Esas, 2013/137 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii, katılanlar Hazine temsilcisi ve bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.