KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/13251 E., 2024/4737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/294 Esas, 2020/384 Karar
- Suç
- Görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1) Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2017/432 Esas, 2019/69 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi uyarınca beraatine hükmolunmuştur. 2) Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2020/294 Esas, 2020/384 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, katılanın alacaklı olduğu icra dosyaları haricen tahsilat yapılmaksızın sanık tarafından işlemsiz bırakıldığı halde ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince eksik inceleme ile karar verildiğine ve suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinde Mersin Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın Erdemli ...Noterliğinin 19.03.2009 tarihli ve 2543 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekilliğini üstlendiği katılanın alacaklı olduğu icra takip dosyalarında, 2011 yılı ile istifa ettiği 19.06.2015 tarihleri arasında hiçbir işlem yapmayarak dosyaların işlemden kaldırılmasına neden olduğu ve katılandan muhtelif tarihlerde teslim aldığı bir kısım belge ve bonoları da iade etmediği iddiası ile açılan kamu davasında, sanığın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraatine hükmedilmiş ise de;
sanığın icra dosyalarının takibine ilişkin olarak yapılan işlemleri raporlayarak katılana sunduğu savunmasına yönelik dosyaya ibraz ettiği 17.05.2013 tarihli raporda yer alan icra dosyalarının iddianameye konu edilen icra dosyaları olmaması, 10.12.2013 tarihli raporda icra dosya numaraları yazmamakla birlikte raporun katılana teslim edilip edilmediğinin belirsiz olması ve raporların, iddianameye konu icra dosyalarından 16 tanesi yönünden dosyaların işlemden kaldırıldığı tarihten sonra düzenlenmiş olması, rapor tarihlerinden istifa ettiği 19.06.2015 tarihine kadar da icra dosyalarında işlem yapıldığına dair somut delil bulunmaması,
sanık tarafından keşide edilen Erdemli .... Noterliğinin 15.09.2014 tarihli ve ....yevmiye no.lu ihtarnamesinin muhatabının şikayetçi şirket olmaması nedeni ile bu ihtarnamenin icra dosyalarına ilişkin katılana bilgi verildiğini ve ihtiyaç duyulan belgelerin talep edildiğini ispata elverişli bulunmaması karşısında,
sanık Avukatın katılana ait vekâletname ile takip ettiği icra dosyalarını takip etmekten imtina ederek bunların işlemden kaldırılmasına ve bu şekilde katılanın mağduriyetine sebebiyet vermek suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu zincirleme şekilde işlediği ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/13251, K. 2024/4737, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama