KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/14794 E., 2023/12333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2315 Esas, 2019/1738 Karar
- Suç
- Tefecilik
- Hükümler
- 1)Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2017/313 Esas, 2018/507 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkumiyet,
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
2)Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 16.10.2019 tarihli ve 2019/2315 Esas, 2019/1738 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasına göre temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.01.2016 tarihli ve 2015/1979 Soruşturma, 2016/137 Esas, 2016/122 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/562 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
3.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine hükmün Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 26.05.2017 tarihli ve 2017/675 Esas, 2017/781 sayılı Kararı ile usule ilişkin nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2017/313 Esas, 2018/507 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 4 tam gün karşılığı 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
5.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/2315 Esas, 2019/1738 sayılı Kararı ile mahkumiyet kararının kaldırılarak, sanığın tefecilik suçunu işlediğini gösterir cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi ve üzerine atılı suçun sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ...'un temyiz sebepleri, tanık ...'ın da sanığa borçlu olduğu, korku içerisinde bulunması sebebiyle gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, suçun sübut bulmasına rağmen beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve resen gözetilecek hususlara ilişkindir.
2.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, katılan ve şikayetçi ile tanıkların beyanları, şikayetçi vekili tarafından ibraz edilen not kağıtları, katılan ...'a ait olduğu iddia edilen ve tapuda ... adına kayıtlı olan taşınmazın şikayetçi ... Durgun tarafından vekaleten sanığın eşi olan Hatice Daşkın'a satışına dair belgeler ile sanığın katılan ...'a 40.000,00 TL faiz karşılığı borç para vermesi, katılanın ödeyememesi üzerine sanığın önce 80.000,00 TL daha sonra 95.000,00 TL istediği ve böylece kendisine isnat edilen suçu işlediğinin, kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verip bunu meslek haline getirdiğinin açıkça anlaşılmasına rağmen beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen gözetilecek hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, baba-oğul olan şikayetçilere faiz karşılığında ödünç para verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, katılan ...'e kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verdiği kabul edilerek tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, oluşa, sanık savunmalarına, tanıkların beyanlarına, icra dosyalarına, emanette bulunan kartvizitlere, kolluk tarafından tutulan tutanaklara ve tüm dosya kapsamına göre; sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
dinlenen tanıkların sanığın tefecilik yaptığına şahit olmadıklarını ve sanıktan faizle borç para almadıklarını beyan etmeleri, soruşturma evresinde aleyhe beyanda bulunan tanık ...'in mahkemede verdiği ifadesinde sanıktan faiz karşılığında borç para almadığını, aynı şekilde bu tanığın Adıyaman C.Başsavcılığına verdiği 10.08.2015 havale tarihli dilekçesinde de, sanığın kendisini icraya vermiş olmasından dolayı kızgınlıkla tefecilik yaptığını söylediğini, bu hususta bilgi sahibi olmadığını, sanığın faizle borç para vermediğini belirtmesi,
kolluk tarafından tutulan tutanaklarda ise sanık ve katılanın aynı mahallede kuyumculuk yaptıklarının ve komşu olduklarının, sanığın tefecilik yaptığına ilişkin veri elde edilemediğinin ve iş yerinde vitrinde yeteri kadar altın bulunduğunun belirtilmesi, tanık ...'nun da evi kendi adına aldığına yönelik beyanları birlikte değerlendirildiğinde, olaya ilişkin baba-oğul olan şikayetçi ve katılanın beyanları dışında dosya kapsamında sanığın tefecilik yaptığına dair somut bir delilin mevcut olmadığı, sanığın kendisine isnat edilen suçu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delile ulaşılamadığı,
sanığın gerçek bir iş yeri sahibi olduğu ve kuyumculuk yaptığı, ceza yargılamasının temel prensibi olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi de gözetildiğinde sanığın üzerine atılı tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan ... vekili ile katılan ...'un temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/2315 Esas, 2019/1738 sayılı Kararında, katılan ... vekili ile katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/14794, K. 2023/12333, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama