KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/15810 E., 2025/12815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/244 Esas, 2021/104 Karar
- Suç
- Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri açıklama
- Hüküm
- Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin reddi, düzeltilerek onama
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 253/6. maddesine paralel bir şekilde "Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861.
26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre;
eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, sanık hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşürülme kararına karşı sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından,
temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi gereği karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, katılan vekilinin yüzüne karşı verilen hükme yönelik temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de nazara alınarak 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesine göre hükmün tefhiminden itibaren 1 hafta olmasına karşın tefhim tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı,
bu itibarla katılan vekilinin 17.03.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek incelemenin katılan vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/15810, K. 2025/12815, 10 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama