KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/15837 E., 2024/7915 K.
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/338 E., 2021/366 K
- Suç
- İcbar suretiyle irtikap
- Hüküm
- Mahkumiyet (sanıklar ... ve ... hakkında), beraat (sanık ... hakkında)
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Detayı
435 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan ... vekilinin sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2014 tarihli ve 2013/106 Esas, 2014/94 sayılı Kararı ile verilen beraat hükmünün temyiz edilmeksizin 09.05.2014 tarihinde kesinleştiği gözetilmeden bu sanık hakkında Dairemizin 27.06.2019 tarihli ve 2016/8344 Esas,
2019/6641 Karar sayılı bozma ilamı sonrasında mahkemece yeniden beraat hükmü kurulmuş ise de bu kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesinin de olanaklı olmadığı gözetilerek yapılan incelemede.
Sanık ...'ün suç tarihinde Sındırgı Belediye Başkanı olarak görev yaptığı, diğer sanık ...'ın ise aynı yerde işçi olarak çalıştığı ve sanık ...'ün şoförlüğünü yaptığı, tacir olan katılan ...'ün belediye ile iş yaptığı ve bu işlerin karşılığında belediyeden alacaklı olduğu, sanıkların bu alacakların zamanında ödenmesi için katılandan çeşitli defalar para almak suretiyle icbar suretiyle irtikap suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği somut olayda.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması,
mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, olayın oluş şekline göre sanıkların öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasa'nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışlarının dosya kapsamında usulüne uygun bir şekilde ispatlanamadığı, bu itibarla cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı,
sanıklar hakkındaki isnadın sübutu halinde kamu görevlisi olan ...'ün eylemleri yönünden suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanık yönünden ise özgü suç niteliğindeki bu suça TCK'nın 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak etme suçlarını oluşturacağı ve anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu,
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi KıstaslarıTCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.