İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2021/15986 Karar: 2026/5148 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/15986 K.2026/5148

5. Ceza Dairesi 2021/15986 E. , 2026/5148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/429 Esas, 2015/376 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma (sanıklar ... ve ... hakkında), rüşvet verme (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ... ve ... hakkı

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2021/15986 E. , 2026/5148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/429 Esas, 2015/376 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma (sanıklar ... ve ... hakkında), rüşvet verme (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ... ve ... hakkı

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2021/15986 E. , 2026/5148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/429 Esas, 2015/376 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma (sanıklar ... ve ... hakkında), rüşvet verme (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (sanıklar ... ve ... hakkında) HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulü ile iki kez, ... hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulü ile bu suçtan, ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davalarında eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu ile bu suça azmettirmeyi oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan, ... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan), beraat (tüm sanıklar hakkında atılı diğer suçlardan) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, Hazinenin icrai davranışla görevi kötüye kullanma, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının rüşvet verme suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediklerinden bu suçlardan açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz haklarının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekillerinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan beraat, ... Başkanlığı vekilinin sanıklar hakkında rüşvet alma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan beraat, sanık ... müdafiinin vekalet ücretine münhasır, müdafiilerinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1)17.07.2013 tarihli iddianamede yer verilen (4) numaralı eyleme ilişkin olarak sanık ... hakkında rüşvet alma, (3) numaralı eyleme ilişkin olarak sanık ..., (2) numaralı eyleme ilişkin olarak sanık ..., (4) numaralı eyleme ilişkin olarak ... hakkında rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kurulan beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2)09.12.2014 tarihli iddianameye konu isnatlara ilişkin olarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Hükümlerden sonra sanıklardan ...'nin 28.05.2022, ...'nın 15.09.2017 tarihlerinde vefat ettikleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu öte yandan diğer sanıklara isnat olunan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 25.03.2015 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 3)17.07.2013 tarihli iddianamede yer verilen (1) numaralı eyleme ilişkin olarak sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve bu suça azmettirmeden kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan beraat, (2) numaralı eyleme ilişkin olarak sanıklar ..., ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet, (3) numaralı eyleme ilişkin olarak sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan beraat, sanıklar ... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme suçlarından dönüşen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suç tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Bursa İl Müdürlüğünde denetmen olarak görev yapan sanık ... ile memur olarak görev yapan sanık ... hakkında rüşvet alma, sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davalarında, iddianamede (1) numaralı eylem olarak yer verilen; ... Hastanesi hakkında ... Bursa İl Müdürlüğüne yapılan ihbar üzerine sanık ...'ın denetmen olarak görevlendirildiği, bu sanık ile hastane müdürü olarak görev yapan sanık ...'ın bu süreçte sürekli irtibat halinde oldukları ve ihbara konu olay hakkında uygun raporun yazılması hususunda maddi menfaat temin edilmesine ilişkin görüşmeler yapıldığının iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanaklarına yansıdığı, sanık ...'nın hastane veznesinden nakit olarak çektiği tutar ile sanık ...'ın o dönem kız arkadaşı olan sanık ...'nun hesaplarına yatırdığı tutarların tarih ve miktar itibariyle birbiri ile örtüştüğü, hastane müdürü olan sanık ...'nın rüşvet anlaşmasına konu parayı hastane sahibi olan sanık ...'un bilgi ve talimatı doğrultusunda sanık ...'a verdiği, sanıklardan ... ve ...'un rüşvet verme, ...'ın ise rüşvet alma suçunu işledikleri, iddianamede (2) numaralı eylem olarak yer verilen; ... Makina A.Ş.'de meydana gelen iş kazası üzerine sanık ...'ın denetmen olarak görevlendirildiği, aynı kurumda memur olarak görev yapan ...'in devreye girerek firma lehine rapor tanzim etmesi amacıyla firma çalışanı inceleme dışı sanık ... ve ... arasında iletişim sağladığı, raporun lehe düzenlenmesi maksadıyla para konusunda pazarlık yapıldığı ve bu süreçte sanık ...'in hesabına danışmanlık ücreti adı altında farklı tarihlerde firma hesaplarından para gönderildiği, sanık ...'ın sanık ... aracılığı ile firma yetkilisi olan sanık ... ile iletişim kurduğu hususlarının yine iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanaklarına yansıdığı ve bu durumun banka hesap hareketleriyle de desteklendiği anlaşılmakla, sanık ...'ın rüşvet alma suçunu işlediği, denetim görevi bulunmayan sanık ...'in ise rüşvet alma suçuna iştirak ettiği, iddianamede (3) numaralı eylem olarak yer verilen; ... Gazinosu denetimi ile görevlendirilen sanık ...'ın serbest muhasebeci sanık ... üzerinden gazino sahiplerine ulaşmaya çalışarak menfaat temin etmeye çalıştığı ancak bahse konu eylem neticesinde rüşvet anlaşmasının sağlanamadığı, yapılan denetim üzerine bahse konu iş yerine idari para cezası yazıldığı, bu eylem yönünden sanık ...'ın eyleminin rüşvet alma suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetildiğinde, sanıklardan ...'ın eylemlerinin zincirleme biçimde rüşvet alma, ...'in eyleminin rüşvet alma suçuna iştirak etme, ... ve ...'un eylemlerinin ise rüşvet verme suçunu oluşturduğu nazara alınmadan, yanılgılı değerlendirmeler sonucu sanık ... hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında ise yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi, Sanık ...'ın iddianamede yer verilen (1) numaralı eylemden elde ettiği maddi menfaati sanık ...'nun hesabına yatırmasından ibaret eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 282/1. maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu oluşturabilmesi için sanıkların suça konu parayı yurt dışına çıkarmaları, kaynağını gizlemeleri veya meşru yolla edinildiği hususunda kanaat oluşturmak maksadıyla işleme tabi tutmaları şeklindeki hareketlerden birini gerçekleştirmiş olmalarının arandığı gözetildiğinde, suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediği nazara alınarak sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi, suçun mağdurunun aynı kişi olmasını suçun zorunlu unsuru haline getirmiş iken 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren aynı Kanun'un 6. maddesi ile anılan madde ve fıkraya eklenen "Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletilmesi ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın maddenin son fıkrasındaki istisnalar dışındaki tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirilmesi ile sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda şikayetçi ve mağdura karşı işlenmesi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden ve suç kastının nasıl yenilendiği, fiillerinin neden bağımsız suç olarak kabul edildiği denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık ... hakkında iki kez mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle fazla ceza tayini, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar ... ve ... hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezaların infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla