KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/7 E., 2024/6655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/639 Esas, 2013/421 Karar
- Suç
- Zincirleme olarak rüşvet alma ve rüşvet verme
- Hüküm
- Beraat, düşürülme
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında verilen düşürülme hükmüne yönelik herhangi bir temyiz talebi bulunmadığı, katılan vekilinin temyiz isteminin diğer sanıklar hakkındaki beraat hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun'un rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı,
bu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, sanıklar hakkında 4926 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dolayı açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda verilen beraat kararlarının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 22.04.2019 tarihli, 2015/3268 Esas ve 2019/30864 sayılı Kararıyla Hazine vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi üzerine kesinleştiği ve bu haliyle atılı rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarının unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında,
kamu görevlisi olan sanıklara yönelik rüşvet alma isnatlarının sübutu halinde suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklara ilişkin rüşvet verme isnatlarının sübutu halinde ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı, anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/7, K. 2024/6655, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama