KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2021/8101 E., 2023/9183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
Karar Metni
1.081 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
...
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2018/1609 Esas, 2018/1698 Karar
SUÇ
İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2016 tarihli ve 2016/5799 Soruşturma, 2016/2591 Esas, 2016/279 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.09.2016 tarihli ve 2016/248 Esas, 2016/218 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2016/313 Esas, 2018/129 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmalî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/1609 Esas, 2018/1698 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.09.2020 tarihli ve 2018/1609 Esas, 2018/1698 sayılı ek Kararı ile sanığın temyiz talebi reddedilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; karar tarihi itibarıyla hüküm kesin olduğundan sanığın temyiz talebinin yerinde olmadığından bahisle ek kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik sonucu hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün temyizinin mümkün hale geldiğine, katılan adına yürüttüğü icra takibini vekalet teslim edildikten sonra zaman geçmeden başlattığına, katılanın vekaleti geç teslim ettiğine ilişkin savunmasının aksine dair delil olmadığına, icra dosyasına konu alacak nedeniyle borçlu hakkında suç duyurusunda bulunduğuna, görevini gereği gibi yerine getirdiğinden atılı suçun oluşmadığına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Antalya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın alacağının tahsili için icra takibinde bulunmak üzere vekilliğini üstlenerek takip masraflarını ve vekalet ücretini aldığı hâlde gecikmeli olarak icra takibini başlattığı, keza ödeme emrinin borçluya tebliğinden sonra hiçbir işlem yapmayarak katılanın mağduriyetine sebep olduğu kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
İddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında yer almadığı ve ek savunma hakkı tanınmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının tatbikine karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi sonucu hatalı uygulama yapılması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.09.2020 tarihli ve 2018/1609 Esas, 2018/1698 sayılı ek Kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle KALDIRILMASINA,
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/1609 Esas, 2018/1698 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.
...
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/8101, K. 2023/9183, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama