KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2022/2403 E., 2025/5595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/476 Esas, 2014/371 Karar
- Suç
- Nitelikli zimmet
- Hüküm
- Zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Mahallî mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ve davadan haberdar edilmeyen Hazinenin kanun yoluna başvurma hâkkının bulunması ve hükmün vekili tarafından süresinde ve 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 3628 sayılı Yasa'nın 18/2. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 249, 43/1, 248/2 ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması sonucu, sonuç cezanın "2 yıl 7 ay 6 gün hapis" yerine yazılı şekilde "2 yıl 7 ay 7 gün hapis" olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hâk yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin altıncı paragrafında "2 yıl 7 ay 7 gün" olarak belirlenen sonuç cezanın "2 yıl 7 ay 6 gün" olarak değiştirilmesi ile Mahkemenin ceza tayinine ilişkin uygulaması da gözetilerek hüküm fıkrasının 1 numaralı bendine “Suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-a maddesindeki hâk ve yetkilerin kötüye
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/2403, K. 2025/5595, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama