İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2022/265 Karar: 2025/6734 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/265 K.2025/6734

5. Ceza Dairesi 2022/265 E. , 2025/6734 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1822 Esas, 2020/2723 Karar Yapılan ön inceleme neticesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/1822 Esas, 2020/2723 sayılı Kararının katılanlar vekili ve sanık ...

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2022/265 E. , 2025/6734 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1822 Esas, 2020/2723 Karar Yapılan ön inceleme neticesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/1822 Esas, 2020/2723 sayılı Kararının katılanlar vekili ve sanık ...

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2022/265 E. , 2025/6734 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1822 Esas, 2020/2723 Karar Yapılan ön inceleme neticesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/1822 Esas, 2020/2723 sayılı Kararının katılanlar vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in kamu görevlisi olmadıkları, haklarında rüşvet verme suçundan kamu davaları açıldığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Adalet Bakanlığının katılma hakkının olmadığı gözetilerek vekilinin bu sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan Hazine vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan hükümleri, katılan ... vekili ile sanık ...'ın bu sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli ve 2019/229 Esas, 2019/458 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'in rüşvet verme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ... hakkında ise eylemlerinin kül halinde icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 250/1, 43/2. madde ve fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına aynı Kanun'un 53/1-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. İstinaf O yer Cumhuriyet savcısının, sanık ...'ın ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca verilen beraat kararları yönünden dayanak kanun maddesi 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi olarak değiştirilmek, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise katılan kurumlar lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1) Sanık ...'ın Temyiz İstemi Üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2) Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklardan ... haricindeki sanıkların rüşvet verme suçunu işlediklerinin sabit olduğuna, sanık ...'ın ise üzerine atılı tüm suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklardan ...'ın suç tarihinde.... İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak çalıştığı ve tapu müdürlüğünde çalışmakla görevlendirilen hükümlülere nezaret etme görevinin bulunduğu, diğer sanıkların ise tapu müdürlüğünde çalıştırılan hükümlüler oldukları, 04.10.2016 tarihinde hükümlüler ... ve ...'ın üzerlerinde yapılan aramada ayrı ayrı birer adet cep telefonu ele geçirildiği, sanıkların ...'a sağladıkları maddi menfaat karşılığında bahse konu cep telefonlarını çalıştırıldıkları kurumda kullanmalarına müsaade edildiğini bildirdikleri, sanıklardan ...'ın ise tapu müdürlüğünde çalıştığı sırada kurum dışına çıktığı, bu durumu fark eden sanık ...'ın tutanak tutmama karşılığında maddi menfaat temin ettiği, sanık ...'ın ise sanık ...'ın kullandığı telefonu kullandığı, sanık ...'ın tapu müdürlüğünde çalışmasının ayarlanması için kendisinden para istediğini beyan ettiği olayda; sanık ...'ın açık ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan ve tapu müdürlüğünde çalıştırılan diğer sanıklardan, çalışma vakitlerinde kurum dışına çıkma, kurumdayken cep telefonu kullanma karşılığında maddi menfaat temin etmesi şeklindeki eylemlerinin zincirleme biçimde rüşvet alma suçunu oluşturduğu, bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, diğer sanıkların eylemlerinin ise rüşvet verme suçunu oluşturduğu ancak 04.10.2016 tarihinde yapılan aramada iki sanığın üzerinde cep telefonu ele geçirilmesi sonrası başlayan soruşturma kapsamında rüşvet suçu henüz resmi makamlarca öğrenilmeden, anlatımları ile rüşvet suçunun ortaya çıkmasını sağlayan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 254/2. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümleri de değerlendirilerek rüşvet verme suçundan hükümler kurulması, rüşvet suçunun konusunu oluşturan muhafızın görevini kötüye kullanması ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçları yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; İrtikap suçunun mağduru olarak kabul edilen sanıklar ..., ..., ... ve ...'in suç tarihindeki ekonomik durumlarının araştırılmasından sonra irtikap edildiği kabul edilen yarar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 250/4. maddesinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi yerine hatalı olarak 43/2. maddesi olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ... vekilinin rüşvet verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen Kararların 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla