İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2022/4258 Karar: 2025/10691 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/4258 K.2025/10691

5. Ceza Dairesi 2022/4258 E. , 2025/10691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/126 Esas, 2021/299 Karar SUÇ: Zimmet HÜKÜMLER: Sanıklardan ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle düşürülmesine, ..., ve ... haklarında beraat, ..., . ve ...'in eylemlerinin zincirleme olarak hizm

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2022/4258 E. , 2025/10691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/126 Esas, 2021/299 Karar SUÇ: Zimmet HÜKÜMLER: Sanıklardan ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle düşürülmesine, ..., ve ... haklarında beraat, ..., . ve ...'in eylemlerinin zincirleme olarak hizm

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2022/4258 E. , 2025/10691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/126 Esas, 2021/299 Karar SUÇ: Zimmet HÜKÜMLER: Sanıklardan ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle düşürülmesine, ..., ve ... haklarında beraat, ..., . ve ...'in eylemlerinin zincirleme olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Suçtan zarar gören ... vekilinin 06.09.2021 tarihinde tebliğ edilen hükümleri 7 günlük yasal süreden sonra 15.09.2021 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin müdafiilerinin sanıklar ..., ..., ... ile ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan vekilinin tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıklar hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “düşürülmesine” ibaresinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve 2023/9-440 Esas, 2024/333 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere: “Hükümden sonra ve fakat temyiz aşamasında sanığın ölmesi durumunda, a. Müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gerekmeyen hâllerde, özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphe yoksa ve yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesi gerektiğinin, b. Düşme kararı ile birlikte müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gereken hâllerde, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden davanın düşmesine hükmolunmasının mümkün olması ve özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması hâllerinde, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesine yasal bir engelin bulunmadığının, kabulü gerekir.” Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerine göre hüküm tarihinden sonra sanıklardan ...'nin 03.08.2022, sanık ...'ın 22.12.2023, ...'ın 04.02.2025 tarihlerinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesinin gerekmemesi, sanıkların ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneklerinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanıklara vicahen okunan nüfus kayıtları ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanıklar hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar hakkındaki kamu davalarının aynı Kanun'un 3 22... sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince ölüm sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 3-Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen beraat, ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Dairemizin 11.03.2013 tarihli ve 2012/3868 Esas, 2013/1738 sayılı Kararında da belirtildiği üzere 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 10/k bendi uyarınca kurulan ve geliri aynı Kanunun 14/g bendi uyarınca ... geliri olarak kabul edilen şirketin malvarlığı üzerinde suç teşkil eden tasarruflarda bulunan ilgili kişilerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağı, Diğer yandan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır" hükmünün bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesinde mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi yine ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin yer alması gerektiğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 289/1-g maddesinde de hükmün 230. maddesi gereğince gerekçeyi içermemesinin, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayıldığı nazara alındığında, Sanıklara isnat edilen; herhangi bir eğitim faaliyeti yapılmadığı halde Antalya'da düzenlenen toplantı için ... yönetim ve denetim kurulu üyelerine ödenen yollukların Odanın eğitim bütçesinde karşılanarak Odanın zarara uğratıldığı, Odanın % 55 hissedarı olduğu ... .... yöneticilerine ödenen yüksek tutarlı huzur hakkı, yolluk ve ikramiye ödemeleri nedeniyle Odanın zarara uğratıldığı ve yine adı geçen şirketin 2006 yılı envanter çalışmaları sırasında 197 "Sayım Tesellüm Noksanları" hesabında 257.983,00 TL kasa açığına neden olunduğu şeklindeki isnatlar yönünden, her bir isnadın sübut bulup bulmadığı, sübutu kabul edilen isnatlar yönünden sanıkların ne şekilde sorumlu oldukları karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden gerekçeden yoksun şekilde hükümler kurulmak suretiyle Anayasa'nın 141/3. maddesine, 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ve 230/1. maddeleri ile 289/1-g maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Oda ve iştiraki şirketin malvarlığına ilişkin zimmet iddiasıyla açılan davada bir kısım sanık hakkında dava ölüm nedeniyle düşürülmüş, bazıları beraat etmiş, bazıları hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadan mahkum edilmiştir. Suçtan zarar gören vekilinin süresinden sonra yaptığı temyiz reddedilmiş, katılan vekilinin süresindeki temyizi incelenmiştir.

Hukuki İlke: Hükümden sonra ve temyiz aşamasında ölen sanık hakkında, müsadere gerektirmeyen ve ölüme dair makul şüphe bulunmayan hallerde UYAP nüfus kaydına dayanılarak dava düşürülür; mahkumiyet hükmü Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 230 ile 289/1-g maddeleri gereği delilleri tartışan gerekçe içermek zorundadır.

Uygulama Sonucu: Kısmen DÜZELTİLEREK ONAMA (ölümle 'düşürülmesine' ibaresinin 'düşmesine' olarak düzeltilmesi), kısmen BOZMA - her isnadın sübutu ve sanıkların sorumluluğu tartışılmadan gerekçeden yoksun mahkumiyet hükümleri kurulması nedeniyle.

Dava Strateji Notu: Karmaşık mali suç dosyalarında her ayrı isnadın sübutu ve failin somut sorumluluğu gerekçede tartışılmazsa hüküm gerekçe yokluğundan bozulur; kamu görevlisi gibi cezalandırma iddiasında sanığın konumunu delillerle somutlaştırın.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla