KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2022/595 E., 2023/8539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2023
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
...
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2018/370 Esas, 2018/617 Karar
SUÇ
İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2014 tarihli ve 2014/162584 Soruşturma, 2014/54894 Esas, 2014/2606 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2014/416 Esas, 2014/539 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın ... Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.... 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2017 tarihli ve 2015/21 Esas, 2017/57 sayılı Kararı ile sanık hakkında eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
4.Sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2018/370 Esas, 2018/617 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; hükmün temyizinin mümkün hale geldiğine, sanığın üzerine atılı suçun oluşmadığına ve eylemin sübutu halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, bu suçun da uzlaşma hükümlerine tabi olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, alacaklı katılan vekili sıfatıyla Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünde yürütülen takip dosyasında borçludan 38.686,05 TL tahsil ettiği halde katılana vermeyerek mal edindiği kabul edilerek ilk derece mahkemesince basit zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının bu kararı istinaf etmesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan incelemede istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde,
sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.
5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra,
sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2018/370 Esas, 2018/617 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.
...
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/595, K. 2023/8539, 14 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama