KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2022/7781 E., 2024/5969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1045 Esas, 2021/2969 Karar
- Suç
- İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2019/374 Esas, 2020/347 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmalî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın 51. maddesi gereği ertelenmesine, aynı Kanun'un 53/1 ve 53/5. maddeleri uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
2.Sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/1045 Esas, 2021/2969 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, şikayete konu icra dosyasından çıkarılan taşınmazın açık artırma ilanı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca davet kağıdının bizzat katılana gönderildiğini, icra dosyasında vekil sıfatının bulunmadığını, katılan tarafından kendisine vekalet ücreti de ödenmediğini belirterek üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
Suç tarihinde Bartın Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın davacı katılan vekili sıfatı ile Bartın İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/86 Esasına kayden açtığı kıymet takdirine itiraz davasını, usulsüz tebligat iddiasıyla süresinden sonra açıp 10.07.2017 tarih ve 2017/82 sayılı Karar ile süre yönünden davanın reddine karar verilmesine neden olduğu iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında, icra dosyasında kıymet takdirine ilişkin bilirkişi raporunun katılana tebliğ edildiği,
katılanın itiraz süresini geçirdikten sonra raporu kendisine getirdiği beyanı karşısında, katılanın bilirkişi raporunu itiraz süresi içerisinde sanığa ulaştırdığına dair dosyada herhangi bir belge ve tanık beyanı bulunmadığı nazara alınarak, sanık savunması kapsamında bilirkişi raporunun katılan tarafından itiraz süresi içerisinde sanığa verilip verilmediği hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Ancak; İddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanunu'nun 257/1, 53/1-2-3. maddelerinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun'un 257/2 ve 53/5. maddelerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi gereğince, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanamayacağının nazara alınmaması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/7781, K. 2024/5969, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama