KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2023/4453 E., 2024/9605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/2751 Esas, 2018/62 Karar
- Suç
- İhmâli davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2017 tarihli ve 2016/64 Esas, 2017/318 sayılı Kararı ile sanığın ihmâlî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 10.01.2018 tarihli ve 2017/2751 Esas, 2018/62 sayılı Kararı ile; atılı suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hâk yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri konusu yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suç kastının bulunmadığına, sigortalı olarak çalıştığı büronun sekreterinin dilekçesini göndermeyi unutması neticesinde olayın meydana geldiğine, yargılama sürecinde başka suçtan tutuklu olması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına, hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149 Esas, 2008/163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hâkim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu nazara alınarak.
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmekte ise de.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ''Kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddî zararların esas alınması, manevî zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği'' şeklindeki değerlendirme ile sübut bulan eylem nedeniyle davacının mağduriyetine neden olunduğuna dair mahkeme kabulü karşısında, atılı görevi kötüye kullanma suçu açısından oluşan maddî zararın neden ibaret olduğunun somut olarak belirlenmesinden, sanığa bu zararı giderme imkânı tanınmasından ve suçtan kaynaklı zararın giderilip giderilmediğinin araştırılmasından sonra,
sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 6. fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "Koşulları oluşmadığı anlaşıldığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/4453, K. 2024/9605, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama