İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/11093 K.2026/3904

Kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen.

Esas2024/11093Karar2026/3904Tarih3 Mart 2026Okuma6 dk · 1.239 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2024/11093 E., 2026/3904 K.

Karar tarihi
3 Mart 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2024/1417 Esas, 2024/1415 Karar
Suçlar
İcbar suretiyle irtikap (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (... hakkında)
Hüküm
İstinaf başvurularının esastan reddi EK
Karar
Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin reddi
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin reddi, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl ve ek

Karar Detayı

1.239 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen.

“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme uyarınca sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında icbar suretiyle irtikap eylemlerinden kurulan hükümlerin ve sanık ... hakkında verilen 06.06.2024 tarihli ek Kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri ve ek Kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli ve 2022/335 Esas, 2024/48 sayılı Kararı ile sanıkların zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur. B.

İstinaf 1) Sanıklar müdafiilerinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.05.2024 tarihli ve 2024/1417 Esas, 2024/1415 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hâk yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri konusu yapılarak istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 2) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

10. Ceza Dairesinin 06.06.2024 tarihli ve 2024/1417 Esas, 2024/1415 sayılı ek Kararı ile sanık ... müdafiinin temyiz istemi 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesi gereği reddedilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi Dosyada soyut ve çelişkili beyanlar haricinde sanığın atılı suçu işlediğine dair kanıt bulunmadığına, müvekkilinin isnat edilen suçtan beraati gerektiğine ve üzerine atılı suçun maddî ve manevî unsurlarının oluşmadığına, aksi kanaatin hasıl olması halinde ise rüşvet alma ve icbar suretiyle irtikap olarak nitelenen eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğine, usul ve yasaya aykırı olarak eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve re'sen dikkate alınacak hususlara yöneliktir. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi İcbar suretiyle irtikap suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığa isnat edilen eylemlerin ne şekilde sübut bulduğunun açıkça ortaya konmadığına, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların gerekçesiz olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi İlk Derece Mahkemesince müvekkiline göre daha fazla eylemden sorumlu tutulmuş olan karakol komutanı sanık ... ile müvekkili hakkında aynı cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair dosyada somut delil bulunmadığına ve duyuma dayalı beyanlar üzerine mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğuna yöneliktir. B.

Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine dair ek Karar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen.

“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından,

sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

10. Ceza Dairesinin 06.06.2024 tarihli ve 2024/1417 Esas, 2024/1415 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar ..., ... ve ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan hükümlerde sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Muğla

3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır.

Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir".

Bu açıklamalar ışığında dosyada yer alan somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların göçmenlerden menfaat talep ettiklerine dair iddiaların soyut beyanlardan ibaret olduğu, mahkeme kabulünün de duyuma dayalı tanık beyanlarından oluştuğu ve iddianame kapsamında da icbar boyutuna varan davranışların nelerden oluştuğuna dair bir anlatımın da bulunmadığı gözetilerek sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından,

atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerektiği, Diğer yandan sayın çoğunluğun kabul ettiği şekilde eylemlerin sübuta erdiği kabul edilse dahi sanıkların üzerlerine atılı suçun icbar suretiyle irtikap değil zincirleme şekilde rüşvet alma suçunu oluşturacağı ve anılan bu eylemler ile sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri esastan ret edilerek kesinleşmiş olan rüşvet alma suçuna ilişkin diğer eylemlerin, zincirleme suç kapsamında birlikte değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, mahkumiyet hükümlerinin onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.

İlgili Makaleler

  • TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi KıstaslarıTCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz
  5. III. Karar
  6. İlgili Makaleler

Karar Bilgileri

Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/11093
Karar No
2026/3904
Tarih
3 Mart 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/11056 K.2025/7568
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/11043 K.2025/12839
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/11004 K.2025/4070
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/10505 K.2025/9261
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/10472 K.2025/1525
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/10461 K.2025/9272

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.