Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/11960 E. , 2025/14223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1113 Esas, 2024/1498 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Böl
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/11960 E. , 2025/14223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1113 Esas, 2024/1498 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli ve 2023/26 Esas, 2024/182 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62/1. maddeleri gereği 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ve 53/5. maddesi gereğince 2 yıl süre ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 25.09.2024 tarihli ve 2024/1113 Esas, 2024/1498 sayılı Kararı ile, O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi İstinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olmadığına, sanığa katılan tarafından adi yazılı ibranameyi imzalama talimatı verildiğine, sanık tarafından imzalanan ve kanunun aradığı şekil şartlardan yoksun adi yazılı ibraname ile katılanın zararının oluşmadığına, borcu sonlandıran bir işlem olmadığına, sanık hakkında verilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararının bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Trabzon Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, olay tarihinde müvekkili olan katılanın alacaklı olduğu Trabzon 4. İcra Dairesinin 2021/9429 (2014/28262) sayılı dosyasında icra takibine konu borca dair katılanın bilgisi ve muvafakati bulunmadan 04.03.2016 tarihinde ibraname düzenleyerek katılanın mağduriyetine neden olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; icra takibine konu bono da dahil olmak üzere bonolar nedeniyle Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2188 Soruşturma, 2015/2947 Esas sayılı iddianamesi ile katılan hakkında "resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/213 Esasına kayıtlı olduğu Ulusal Yargı Ağı Projesi Sistemi üzerinden yapılan araştırma ile anlaşılmakla, bu dosyanın getirtilerek incelenmesi ve onaylı örneklerinin dosya arasına alınmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği nazara alınmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” düzenlemesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ile failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı hususlarının dikkate alınması gerekmekte olup, sanığın fiili ile orantılı olarak asgari hadden hakça oranda uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken temel cezanın alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken; yasaklanan hak ve yetkiye ilişkin Kanun madde, fıkra ve bendine yer verilmesi gerekirken, bu gerekliliğe uyulmaması keza aynı Kanun'un 53/1. maddesinin "e" bendindeki tüm hak ve yetkilerin yasaklanması gerekirken sınırlı uygulama ile sadece avukatlık hak ve yetkilerinin kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi ve hak yoksunluğuna ilişkin sürenin hükmolunan cezanın süresini geçemeyeceği gözetilmeden 1 yıl 3 ay olan ceza süresini aşacak şekilde 2 yıl süreyle hak yoksunluğuna hükmolunması, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.