İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Ceza Dairesi

YARGITAY · 5. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/9725 K.2025/13176

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin…

Esas2024/9725Karar2025/13176Tarih17 Kasım 2025Okuma6 dk · 1.248 kelime

KÜNYE

5. Ceza Dairesi 2024/9725 E., 2025/13176 K.

Karar tarihi
17 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2022/609 Esas, 2023/1209 Karar
Suç
Görevi kötüye kullanma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama

Karar Detayı

1.248 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/95 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince beraatine hükmedilmiştir. B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.11.2023 tarihli ve 2022/609 Esas, 2023/1209 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın boşanma davasında verilen kararı süresinde temyiz etmeyerek aleyhe kesinleşmesinden dolayı müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğuna, tanık ...'nin sanığı koruyan beyanlarda bulunduğuna, eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verildiğine, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde ... Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın davalısı olduğu ve Osmaniye

1. Aile Mahkemesinin 2016/700 Esasına kayden görülen boşanma davasında, davalı vekili sıfatıyla yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen 16.01.2018 tarihli ve 2018/50 sayılı Kararı istinaf etmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi

2. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 29.03.2019 tarihli ve 2018/908 Esas, 2019/423 sayılı Kararı 08.04.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebellüğ ettiği ve kararda Yargıtayca temyiz yolunun açık olduğu belirtildiği için herhangi bir yanıltma da söz konusu olmadığı halde, katılanın aksi yönde bir talimatı olmamasına rağmen süresi içinde temyiz kanun yoluna müracaat etmeyerek, bahse konu kararın 30.04.2019 tarihinde kesinleşmesine sebebiyet verdiği,

bu şekilde katılanın mağduriyetine neden olduğu anlaşılmakla, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu, görevi ihmal suçu kasten işlenebilen bir suç olmakla birlikte genel ihmal kastının suçun oluşumu için yeterli olduğu, sanığın temyiz etmediği konu ile ilgili Yargıtayın ilgili Daireleri ve Hukuk Genel Kurulunun kararları arasında bir içtihat birliği bulunmadığı gibi temyiz halinde içtihatın değişebileceği, farklı bir kararın verilebileceği gözetilmeden, dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi

3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/94 sayılı iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına dair kararı ile; "davalı vekili sıfatıyla takip ettiği Osmaniye

1. Aile Mahkemesinin 2016/700 E - 2018/50 K sayılı davasında yapılan yargılama sonucunda, boşanma davasının kabulüne dair karar verildiği, verilen kararın 02.03.2018 tarihinde müşteki vekili olan şüpheliye tebliğ edildiği, 05.03.2018 tarihinde de İstinaf kanun yoluna başvurusunun yapıldığı, Adana BAM

2. Hukuk Dairesi 2018/908 E - 2019/423 K sayılı ilamı ile de müşteki aleyhine karar verildiği ve verilen bu kararın müşteki vekili olan şüpheliye 08.04.2019 tarihinde elektronik tebligat ile tebliğ edilmesine rağmen şüphelinin aleyhe olan Adana BAM 2. Hukuk Dairesi 2018/908 E - 2019/423 K sayılı ilamını Temyiz kanun yoluna başvurmayarak kararın kesinleşmesine sebebiyet verdiği"nden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış, Yapılan yargılama sonucunda Osmaniye

3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/95 sayılı kararı ile; " Katılan hakkındaki boşanma kararının istinaf edilmemesi nedeniyle buna bağlı olarak boşanma kararı ile birlikte kusur durumunun da kesinleştiği, Davalı Katılanın tam kusurlu olduğu yönünde kesin hüküm oluştuğu, katılanın nafaka ve tazminat yönünden kusura itiraz etmesinin ise kesin hükmün bağlayıcılığı kuralı gereği kusur konusunda yeniden inceleme yapılamayacağından sonuca etkili olamayacağı ve hukuki sonuç doğurmayacağı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.20 12... /2-890 Esas, 2012/239 karar sayılı kararı)'nın da bu yönde olduğu, zira Adana Bölge Adliye Mahkemesi

2. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2019 tarih ve 2018/908 E. 2019/423 K. sayılı kararında da bu husus gerekçe gösterilerek esastan red kararı verildiği, söz konusu kararda Yargıtay kanun yolu açık olarak gösterilse de aynı nedenlerle Katılanın temyiz kanun yoluna gitmesinde hukuki yararı olmadığı..." şeklindeki gerekçe ile beraatine karar verilmiştir. Konuya ilişkin kararlara yönelik istinaf incelemelerine bakan Adana Bölge Adliye Mahkemesi

2. Hukuk Dairesi'nin suç tarihindeki konuya ilişkin kabullerinin. Bölge adliye mahkemesince, tarafların kusur belirlemesine ilişkin itirazlarına karşı yapılan incelemede “Yargıtay HGK'nın 2011/2-890 E.-2012/239 K. sayılı kararında ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere, boşanma kararına itiraz edilmemesi sebebiyle boşanma kararı kesinleştirilmiş ise artık boşanma kararı kusur durumu ile birlikte kesinleşmiştir.

Kesinleşmiş mahkeme kararı ile tarafların kusurları belirlendiğinden, bundan sonra bu konuda kesin hükmün bağlayıcılığı kuralı gereği yeniden inceleme yapılamaz, kesinleşen boşanma kararındaki kusur belirlenmesi tarafları bağlar. Bu aşamadan sonra kusur durumunun değişmesi mümkün değildir.” şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin bu kabulüne bağlı olarak verdiği kararların Yargıtay

2. Hukuk Dairesi tarafından bozulması sonrasında verdiği direnme kararları üzerine.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 11.03.2021 tarihli ve 2020/2-303 Esas, 2021/242, 2020/2-97 Esas, 2021/241 sayılı, 04.03.2021 tarihli ve 2020/2-301 Esas, 2021/204, 2020/2-261 Esas, 2021/203, 2020/2-175 Esas, 2021/202, 2020/2-173 Esas, 2021/201, 2020/2-29 Esas, 2021/200 sayılı kararlarının çoğunluk görüşlerinde " hüküm fıkrasının boşanmaya ilişkin bölümünün istinafa konu edilmeyerek kesinleştiği buna bağlı olarak da hükmün gerekçe bölümünün artık kesin hüküm etkisinde olduğundan söz edilemeyeceği,

davada haklı çıkan tarafın dahi hukuki menfaati olduğu takdirde temyiz hakkı olduğu gözetildiğinde tarafların ilk derece mahkemesince yapılan kusur belirlemesine karşı hükmün boşanma fıkrasına yönelik bölümünden bağımsız şekilde kanun yoluna başvurabilecekleri " kabul edilmiş, 11.03.2023 tarihli kararlarda 3, 04.03.2021 tarihli kararlarda ise 4 kişi olan muhalif görüşlerde ise;

"boşanma kararının temyiz edilmeyerek kesinleşmesi ile boşanmaya esas olan kusurun da kesinleşeceği ve istinaf başvurusuna konu edilemeyeceğine değinen direnme kararı yukarıda açıklanan esaslara uygun olarak verilmiş olduğu için direnme uygun bulunarak buna göre işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği " şeklinde karşı oy kullanılmıştır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi

2. Hukuk Dairesi'nin kararlarında atıf yaptığı Yargıtay HGK'nın 2011/2-890 E.-2012/239 sayılı kararına göre. "Sonuç olarak, boşanma kararının temyiz edilmemesi nedeniyle kusur oranı kesinleştiğinden, taraflardan birinin tazminat yönünden kusura itiraz etmesi, sonuca etkili değildir.

Kesinleşmiş mahkeme kararı ile tarafların kusurları belirlendiğinden bundan sonra bu konuda kesin hükmün bağlayıcılığı kuralı gereği, yeniden inceleme yapılamaz, boşanma davasındaki kusur belirlemesi tarafları bağlar." Görüldüğü üzere; boşanma kararının kanun yoluna müracaat edilmemesi nedeniyle kusur oranının kesinleşip kesinleşmediği hususu oy birliği ile karara bağlanmış bir husus olmayıp bu konuda farklı görüşlerin bulunduğu, buna bağlı olarak da ihtilaflı bir konu olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli 2024/5-212 Esas, 2024/344 sayılı kararında da içtihat edildiği üzere; görevi kötüye kullanma suçunun TCK'nın 257. maddesinde düzenlenen iki şekli de kasten işlenen suçlardandır. Böyle olduğu içindir ki; ikinci fıkrada düzenlenen ihmali davranışla görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun manevi unsuru da kasttır ve "kamu görevlisinin görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesi veya geciktirmesini" gerekli kılar.

Bu fıkradaki suçun, "dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeme" şeklindeki genel/basit taksirle işlenen bir suç olmadığı her türlü tartışmadan varestedir. Normun birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen suçlar arasındaki tek fark, fiilin icrai ya da ihmali davranışla işlenmesidir.

Anılan kararda katılanın mağduriyetine sebep olacağını da bilerek suç işleme kastı ile hareket ettiğini ortaya koyan somut delil bulunmayan sanığın görevi kötüye kullanma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

İhtilaflı olduğu anlaşılan bir konuda hukuki kanaatine bağlı olarak hareket eden, katılanın mağduriyetine sebep olacağını da bilerek suç işleme kastı ile hareket ettiğini ortaya koyan somut delil bulunmayan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi mümkün olmadığından sonucu itibariyle doğru olan beraat kararının onanması kanaatinde olduğumuzdan çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak etmek mümkün olmamıştır.

İlgili Makaleler

  • TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi KıstaslarıTCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz
  5. III. Karar
  6. İlgili Makaleler

Karar Bilgileri

Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/9725
Karar No
2025/13176
Tarih
17 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/9185 K.2024/11795
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/8392 K.2024/9008
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/8377 K.2024/9007
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/8376 K.2024/9006
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/8375 K.2024/9005
  • 5. Ceza Dairesi — Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/8373 K.2024/9003

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.