İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2024/12470 Karar: 2025/13598 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/12470 K.2025/13598

5. Ceza Dairesi 2024/12470 E. , 2025/13598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2530 Esas, 2024/2438 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Ka

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2024/12470 E. , 2025/13598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2530 Esas, 2024/2438 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Ka

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2024/12470 E. , 2025/13598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2530 Esas, 2024/2438 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın beraatine dair Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2021/373 Esas, 2023/61 sayılı Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 24.04.2024 tarihli ve 2023/577 Esas, 2024/1231 sayılı Karar ile "...sanığın savunmasında belirttiği üzere; katılana masrafların karşılanması gerektiğine, karşılanmaması halinde sonuçlarının ne olacağı hakkında katılana bildirimde bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulup, bu hususa ilişkin delillerin toplandıktan sonra; usulüne uygun bildirim yükümlülüğüne uyulmadığının tespiti halinde, sanığın, katılandan aldığı vekalete istinaden söz konusu davayı takip etmeyerek görevini ihmal etmek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olma şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 257/2. maddesinde düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, ispat yükü hususunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi..." gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e ve 289/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 08.07.2024 tarihli ve 2024/352 Esas, 2024/586 sayılı Karar ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 03.10.2024 tarihli ve 2024/2530 Esas, 2024/2438 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Satışı istenilmeyen araçta rehin kaydı bulunduğuna ve satış istenilse dahi katılan alacaklının alacağının tahsil edilemeyeceğine, satış istenmemesinden dolayı katılanın herhangi bir zararının bulunmadığına, kamu görevlisinin her fiilinin atılı suça vücut vermeyeceğine, suçun zarar suçu olduğuna ve zarar yoksa suçun da oluşmayacağına, objektif cezalandırma koşullarının gerçekleşmediğine, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 24.04.2024 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 08.07.2024 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 03.10.2024 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 19.01.2023 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla