Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/2031 E. , 2025/14279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3599 Esas, 2022/3591 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafı
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/2031 E. , 2025/14279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3599 Esas, 2022/3591 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/.1 maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın mahkumiyetine dair Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2020 tarihli ve 2019/289 Esas, 2020/120 sayılı Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 02.04.2021 tarihli ve 2020/1413 Esas, 2021/878 sayılı Karar ile ''...Sanık hakkında TCK'nın 257/2. maddesi kapsamında kalan görevi ihmal suçundan kamu davası açılmasına rağmen TCK'nın 257/1. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, yine yokluğunda yapılan duruşmada bu maddeden cezalandırılmasını isteyen mütalaanın da kendisine gönderilmeden mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu nedenle CMK'nın 289/1-e maddesinde belirtilen "duruşmada kanunen hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" şeklindeki hukuka kesin aykırılık halinin oluşması, kabule göre; sanığın dava açmak amacıyla katılandan para almasına rağmen herhangi bir işlem yapmamak şeklinde sübut bulan eyleminin TCK'nın 257/2. maddesi kapsamında kalan suçu oluşturmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 257/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu yönüyle yerinde bulunmakla başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 289/1-e ve 280/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına...'' gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1-e ve 280/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2021/151 Esas, 2022/215 sayılı Karar ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62... /1-a maddeleri uyarınca 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/3599 Esas, 2022/3591 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık ile katılan arasında alınan paranın iadesi konusunda hukuki anlaşmazlıktan kaynaklanan uyuşmazlık bulunduğuna, vekalet ilişkilerinin son bulduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 02.04.2021 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 25.10.2022 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 27.12.2022 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 26.06.2020 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.