Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2024/4787 E. , 2026/5394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/329 Esas, 2023/253 Karar SUÇLAR : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Eylemlerin kül halinde zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet TEB
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2024/4787 E. , 2026/5394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/329 Esas, 2023/253 Karar SUÇLAR : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Eylemlerin kül halinde zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de nazara alınarak 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesine göre temyiz süresinin hükmün tefhiminden itibaren bir hafta olmasına karşın "tefhim tarihinden itibaren 15 gün" olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı, O yer Cumhuriyet savcısının 05.12.2023 tarihli yüze karşı verilen hükmü bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 19.12.2023 tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz ettiği, taraflar yönünden hatalı olan temyiz süresi bildiriminin Cumhuriyet savcısına süresinden sonra temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 06.03.2014 tarihli mahkumiyet hükmü ile hüküm tarihi arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma isnadıyla açılan davada, eylemlerin kül halinde zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet kararı verilmiştir. Yargıtay incelemesinde, zamanaşımını kesen son işlem olan 06.03.2014 tarihli mahkumiyet hükmü ile hüküm tarihi arasında geçen sürenin dava zamanaşımı bakımından tamamlandığı tespit edilmiştir.
Hukuki İlke: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun TCK 257/1'deki cezasının üst sınırı itibarıyla TCK 66/1-e ve 67/4 uyarınca sekiz yıllık asli, on iki yıllık ilaveli (kesintili) dava zamanaşımına tabi olduğu; asli dava zamanaşımı süresi dolduğunda kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği ilkesi uygulanmıştır. Ayrıca hatalı bildirilen temyiz süresinin, süresinden sonra temyiz eden Cumhuriyet savcısına temyiz hakkı vermeyeceği belirtilmiştir.
Uygulama Sonucu: Hüküm bozulmuş; ancak yeniden yargılama gerektirmediğinden CMK 223/8 uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Görevi kötüye kullanma gibi üst sınırı sekiz yıllık zamanaşımına tabi suçlarda, zamanaşımını kesen son işlem tarihi ile inceleme/hüküm tarihi arasındaki süre her aşamada hesaplanmalı ve dolan zamanaşımı re'sen dikkate alınacak bir düşme sebebi olarak ileri sürülmelidir. Ayrıca gerekçeli kararda hatalı bildirilen temyiz süresinin taraf aleyhine hak doğurmayacağı savunma lehine kullanılabilir.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.