İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2025/6806 Karar: 2025/11944 Tarih: 2025

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/6806 K.2025/11944

5. Ceza Dairesi 2025/6806 E. , 2025/11944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2027 Esas, 2021/1451 Karar SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama İlk Derece Mahkemesince ve

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2025/6806 E. , 2025/11944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2027 Esas, 2021/1451 Karar SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama İlk Derece Mahkemesince ve

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2025/6806 E. , 2025/11944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2027 Esas, 2021/1451 Karar SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli ve 2016/47 Esas, 2020/244 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2020/2027 Esas, 2021/1451 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi İlk Derece Mahkemesinin, iddiaya konu 04.12.2013 tarihli görüşme tutanağının özel belge olduğuna dair tespitinin yerinde olmakla birlikte ilgili belgenin sanık tarafından kullanılmadığı yönündeki değerlendirmesinin doğru olmadığına, sanığın 13.08.2014 tarihli beyanına ek olarak ilgili görüşme tutanaklarını adli makamlara ibraz ederek kullandığına, bu nedenle sanığın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, Alanya 3. İcra Müdürlüğünün 2013/4607 sayılı icra takip dosyasına ilişkin olarak sanık avukat ve müvekkili arasında yapılan anlaşma gereği müvekkilinin sanığa vermiş olduğu 180.000,00 TL'den gerekli masrafların karşılanmasının, yapılan masraflara ait dekontların ve kalan bakiyenin iadesinin talep edilmesine rağmen sanığın görevi gereği kendisine teslim edilen 180.000,00 TL parayı hukuka aykırı olarak uhdesinde tutarak zimmetine geçirdiğine, sanığın kendisine masraf için verilen parayı amacı dışında kullandığına, yapılan ihtarlara rağmen kalan bakiye miktarı iade etmeyerek mal edindiğine ve nitelikli zimmet suçunu işlediğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığına, sanığın görevini ifada geciktiğine, bilgilendirmelerini eksik yaptığına ve müvekkilini hem zamansal hem de parasal olarak zarara uğrattığına, usul ve yasaya aykırı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak sanığın özel belgede sahtecilik, nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılması gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığa yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, aynı Kanun’un 67/2-a maddesi gereği bu suç yönünden zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.09.2016 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden ... kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılan vekili sıfatıyla Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2013/2159 sayılı takip dosyasında başka bir alacaklının, borçlu ... İnş. Eml. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında yürüttüğü icra takibindeki taşınmaz ihalesine katılmak için müvekkilinden teminat bedeli olarak aldığı 150.000 TL'yi müvekkiline iade ettiğine ve onun tarafından ibra edildiğine dair 04.12.2013 tarihli "Görüşme Tutanağı" başlıklı belgeyi, müvekkili ve tercüman ...'un imzasını taklit ederek veya ettirmek suretiyle gerçeğe aykırı olarak düzenleyip kullandığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; İlk Derece Mahkemesinin suça konu belgenin özel belge niteliğinde olduğuna ilişkin kabulü yerinde olmakla birlikte, bu belgenin dosyaya sanık tarafından değil, katılan tarafından sunularak sahteliğinin iddia olunduğu, belgenin başkaca bir yerde sanık tarafından kullanıldığına dair bir iddia ya da delil bulunmadığı şeklindeki gerekçesinin yerinde olmadığı zira Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında sanığın savunmasına ek olarak iddiaya konu görüşme tutanağını sunmak suretiyle kullandığı anlaşılmakla; 13.04.2018 tarihli Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen rapora göre suça konu belgede adına atılı imzanın "eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel" olduğu değerlendirilen ...'un tanık sıfatıyla dinlenmesi ile katılan ...'un bu hususta beyanı alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen Kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla