KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2025/7460 E., 2026/3181 K.
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/869 Esas, 2024/21 Karar
- Suç
- İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
400 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2023/139 Esas, 2023/113 sayılı Kararı ile açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmak suretiyle sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddeleri gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi
3. Ceza Dairesinin 08.01.2024 tarihli ve 2023/869 Esas, 2024/21 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmolunmaması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştiri konusu yapılmak suretiyle sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkilinin katılanı aldatıcı şekilde iş ve işlemler yapmadığına, herhangi bir kusurunun olmadığına, avukatlık ücret sözleşmesinde hukuk dışı bir durumun bulunmadığına, noterde verilen taşınmazın satışına ilişkin vekaletnamenin katılanın kendi özgür rızasıyla verildiğinden mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B.
Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi
3. Ceza Dairesinin Kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi gereği Adana
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi KıstaslarıTCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.