Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2025/7487 E. , 2025/11953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/59 Esas, 2024/41 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Sanık hakkında Ankara 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli ve 2024/59 Esas, 2024/41 sayılı K
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2025/7487 E. , 2025/11953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/59 Esas, 2024/41 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Sanık hakkında Ankara 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli ve 2024/59 Esas, 2024/41 sayılı Kararı ile verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.07.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/97228 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; ''Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 29/11/2012 tarihli ve 2012/510 esas, 2012/20664 karar sayılı ilâmında yer alan " Dosya kapsamına göre ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi doktorları olan sanıkların sahte reçete düzenledikleri iddiası üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (c) fıkrası 1. bendi uyarınca yapılan ilk soruşturmayı müteakip, aynı maddenin (c) fıkrası 2. bendinin (c) alt bendi gereğince oluşturulan 3 kişilik Üniversite Cezai Soruşturma Kurulu'nca bir kısım sanıklar yönünden verilen 26/02/2007 tarihli "lüzum-u muhakeme" kararı ile diğer sanıklar hakkında verilen "men-i muhakeme" kararına yönelik itiraz üzerine, bu sanıkların da "lüzum-u muhakemelerine" dair Danıştay 1. Dairesinin 02/10/2007 tarihli ve 2007/806 esas, 2007/1078 sayılı kararının, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi (c) fıkrası 2. bendi gereğince son soruşturmanın açılması kararı olmaları bakımından, iddianame yerine geçeceği, ...2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca iddianame yerine geçen Danıştay 1. Dairesinin 02.10.2007 gün ve 806/1078 sayılı “lüzum-u muhakeme” kararı “sahte reçete düzenlemek” suçundan açılan kamu davasının Cumhuriyet Savcılığınca ayrıca iddianame düzenlenmesi gerektiğinden bahisle yargılamasının durdurulmasına dair Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.03.2010 gün ve 43/32 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalara nazara alındığında; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesinin c fıkrası e alt bendi gereğince 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, son soruşturma açılıp açılmamasına yetkili il idare kurulunun karar vereceği, sanık hakkında Ankara Valiliği İl İdare Kurulu'nun 19/09/2023 tarihli ve 163952 esas, 249-S-16 sayılı kararı ile verilen lüzum-u muhakeme kararının iddianame yerine geçeceği, Cumhuriyet savcısının ayrıca iddianame düzenleyerek kamu davası açmasına gerek olmadığı cihetle, davaya devamla esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Ankara Valiliği İl İdare Kurulunca verilen 19.09.2023 tarihli ve 163952 Esas, 249-S-16 sayılı lüzum-u muhakeme Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmıştır. Ankara 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli ve 2024/59 Esas, 2024/41 sayılı Kararı ile şüpheli hakkında iddianame düzenlenmeden lüzumu muhakeme kararının gönderildiği, usulüne uygun açılan dava olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesinin (c) fıkrasının (e) alt bendi gereğince 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, son soruşturma açılıp açılmamasına yetkili il idare kurulunun karar vereceği, sanık hakkında Ankara Valiliği İl İdare Kurulunun 19.09.2023 tarihli ve 163952 Esas, 249-S-16 sayılı kararı ile verilen lüzum-u muhakeme kararının iddianame yerine geçeceği, Cumhuriyet savcısının ayrıca iddianame düzenleyerek kamu davası açmasına gerek olmadığı cihetle, davaya devamla esası hakkında bir karar verilmesi yerine karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Ankara 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli ve 2024/59 Esas, 2024/41 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.