İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2025/7844 Karar: 2026/3021 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/7844 K.2026/3021

5. Ceza Dairesi 2025/7844 E. , 2026/3021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/231 Esas, 2024/1883 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Antalya 17.

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2025/7844 E. , 2026/3021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/231 Esas, 2024/1883 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Antalya 17.

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2025/7844 E. , 2026/3021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/231 Esas, 2024/1883 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında tefecilik suçundan verilen 11.02.2022 tarihli beraat kararının, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulunan mahkemece bozma kararı doğrultusunda 07.11.2023 tarihli karar ile atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulduğu, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) madde, fıkra ve bentlerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararın hukuka aykırı olarak bozulup İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükmün İlk Derece Mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın beraatine dair Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli ve 2020/383 Esas, 2022/112 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı ve Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.01.2023 tarihli ve 2022/552 Esas, 2023/259 sayılı Kararı ile sanığa ait POS cihazlarından komisyon karşılığı kredi kartlarıyla para çeken bir kısım şahısların kredi kartları ile sanığa ait POS cihazlarının bağlı bulunduğu bankalardan yapılan işlemlere ait hesap hareketlerinin temin edilerek dosyanın kül halinde uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek bahse konu harcamaların gerçek bir mal alışverişine dayanıp dayanmadığı hususunda rapor aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 07.11.2023 tarihli ve 2023/119 Esas, 2023/664 sayılı Karar ile sanığın tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 520 gün karşılığı 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1, 2, 3. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.12.2024 tarihli ve 2024/231 Esas, 2024/1883 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 1. maddesinde yer alan "500 gün", 2. maddesinde yer alan "625 gün", 3. maddesinde yer alan "520 gün" ve 4. maddesinde yer alan "10.400,00 TL (520 gün x 20,00 TL)" ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla "5 gün", "6 gün", "5 gün" ve "100 TL (5 x 20 TL)" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya konu edilen 3 tanığın yargılama aşamasında dinlenilmediğine, vergi müfettişince alınan ifadelerin hükme esas alındığına, bu ifadelerde sanığın POS tefeciliği yaptığına dair bir anlatım bulunmadığına, bilirkişi raporu düzenlenirken somut verilerin esas alınmayıp mahkemece bilgilerine başvurulmayan şahısların beyanlarına göre rapor tanzim edildiğine ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplere ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f madde, fıkra ve bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 26.01.2023 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 07.11.2023 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 11.12.2024 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 11.02.2022 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Tefecilik suçundan Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, POS cihazlarından komisyon karşılığı kredi kartıyla para çekildiği iddiasına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gerekçesiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince CMK 280/1 uyarınca bozulmuş; direnme yetkisi olmayan ilk derece mahkemesi bozmaya uyarak sanığı 2 yıl 1 ay hapis ve adli para cezasına mahkum etmiş, BAM da bu hükmü gün sayılarını düzelterek esastan reddetmişti. Sanık müdafii eksik araştırma ve tanıkların dinlenmemesi gibi sebeplerle temyiz etti.

Hukuki İlke: BAM'ın duruşma açmadan bozma kararı verebileceği hâller CMK 280/1-e ve f bentlerinde sınırlı sayılmıştır; eksik araştırma (delil değerlendirmesi) gerekçesi bu bentlere girmediğinden BAM'ın duruşma açıp CMK 280/1-g ve 280/2 uyarınca kendisinin hüküm kurması gerekir. YCGK'nin 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı uyarınca kanuni dayanağı olmayan BAM bozma kararları ile buna istinaden kurulan ilk derece kararları hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olup hükümsüz sayılır.

Uygulama Sonucu: Antalya BAM 3. Ceza Dairesinin kararı, sair yönleri incelenmeksizin CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle BOZULDU; kanunda sınırlı sayılan bozma nedenleri dışında dosya üzerinden verilen bozma ve ona dayanan tüm kararlar hukuka aykırı bulunarak dosya, 11.02.2022 tarihli beraat hükmü yönünden CMK 280/1-g uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere BAM'a gönderildi.

Dava Strateji Notu: Beraati BAM tarafından eksik araştırma gerekçesiyle dosya üzerinden bozulan sanığın müdafii, bozmanın CMK 280/1-e-f bentlerine girmediğini ileri sürerek sonraki mahkumiyetin temyizinde usul itirazı yapmalıdır; bu yol tutarsa süreç en başa, ilk beraat hükmünün istinaf incelemesine döner. POS tefeciliği dosyalarında işlemlerin gerçek alışverişe dayanıp dayanmadığının bilirkişiyle aydınlatılması tartışması da duruşmalı istinafta yeniden yapılacaktır.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla