KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2025/8168 E., 2026/4945 K.
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/471 Esas, 2025/86 Karar
- Suç
- İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
393 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 30.09.2024 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Mersin
3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2025 tarihli ve 2024/471 Esas, 2025/86 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 gün karşılığı 3.750 TL adli para ceza ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın avukatlık görevlerini yerine getirdiğine, suç işleme kastı olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B.
Değerlendirme ve Gerekçe 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi KıstaslarıTCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.