Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2025/8294 E. , 2026/4728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1347 Esas, 2025/1376 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yap
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2025/8294 E. , 2026/4728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1347 Esas, 2025/1376 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Katılanın içeriği itibarıyla eski hale getirme ve temyiz talebi niteliğinde olan 16.07.2025 havale tarihli dilekçesinde tebliğ tarihinde istinaf mahkemesince tebligat yapılan Erzurum ilindeki adreste bulunmadığını, mazbata üzerine tebligatın bizzat muhataba tebliğ edildiğine dair şerh düşülmüş olsa da imzanın kendisine ait olmadığını ve dosyada mevcut imza örnekleri ile de benzerlik göstermediğini belirttiği, bu kapsamda dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün katılanın 16.05.2023 tarihli celsede bildirdiği bilinen en son adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligat üzerinde muhatabın işte olması nedeniyle yakını imzasına tebliğ edildiği şerhinin düşüldüğü, adres kısmındaki “Gediz Mah.” ibaresinin üzerinin çizili olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen Karara ilişkin tebligatın da ilk kez bu adrese gönderildiği ancak “adres hatalı, gediz mahallesi yoktur” gerekçesiyle iade edildiği, bu kez 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca “... Mah. ... . Evleri .../Erzurum” adresine çıkarılan tebligatın bizzat katılanın imzasına tebliğ edildiği anlaşılmış ve tebliğnamede katılana yapılan tebligatın usule uygun olduğu, katılanın tebligatın kendisine yapılmadığı ve imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki eski hale getirme talebinin kabul edilebilmesi için imzanın sahteliğinin kanıtlanması gerektiği belirtilerek süresinden sonra vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüne yer verilmiş ise de katılanın bildirdiği son adrese farklı mahkemelerce çıkarılan tebligatlardan birinin tebliğ edilip diğerinin iade edilmesindeki çelişkiden kaynaklı usulsüzlükten muhatabının sorumlu tutulamayacağı kaldı ki usulüne uygun olduğu belirtilen tebligat üzerindeki katılan adına atılı imzanın dosya içerisindeki benzer diğer imzaları ile karşılaştırılarak yapılan gözlemde ilk bakışta açıkça farklı olduğu hususları dikkate alındığında, öğrenme üzerine yapılan ve yasal koşulları oluşan eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Yasal koşulları bulunmadığından katılanın duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2025 tarihli ve 2023/25 Esas, 2025/203 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 09.05.2025 tarihli ve 2025/1347 Esas, 2025/1376 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılanın Temyiz İstemi Delillerin gereği gibi toplanmasında gerekli dikkat ve özen gösterilmeksizin hüküm kurulduğuna, dosya arasına sanığın eylemine konu olan icra dosyasından başka bir dosyanın alındığına, yine iddiaya konu olan ve sanığa teslim edilen çekin akıbetine ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığına, tarafınca sunulan delillerin değerlendirilmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde ... Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın vekilliğini üstlenerek masraf ve vekâlet ücretine mahsuben 12.500 TL aldığı halde 10.09.2019 vade tarihli ve 35.000 TL bedelli çeke ilişkin icra takibini 8 ay gecikmeli olarak başlattığı ve bu çeke ilişkin karşılıksız çek keşide etme nedeniyle suç duyurusunda bulunmadığı, yine vadesi gelmemiş 17.500 TL bedelli çeke ilişkin gereğine tevessül etmediği gibi katılanı da bu hususta bilgilendirmediği iddia edilen somut olayda; sanık avukatın icra takibi başlatacağı sırada katılanın borçlu tarafla anlaşma sürecinde olması nedeniyle icra takibinin bekletilmesini talep ettiğine ilişkin savunması, katılanın sanıkla aralarında yapılacak iş ve işlemlere ilişkin yazılı bir sözleşme ibraz etmediği, sanığın eylemi ile katılanın zarara uğradığına dair somut bir delil bulunmadığı, bu nedenlerle suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından, sanığın savunması doğrultusunda katılana iddiaya konu icra takibinin ve şikayet başvurusunun bekletilmesine ilişkin sanıkla aralarında herhangi bir anlaşma yapılıp yapılmadığı sorularak bu hususun açıklığa kavuşturulup 35.000 TL bedelli çeke ilişkin Söke İcra Müdürlüğünün 2020/1860 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, 17.500 TL bedelli çekin akıbetinin araştırılması, bu kapsamda temin edilecek beyan ve delillere göre atılı suça ilişkin objektif cezalandırma koşullarından birinin oluşup oluşmadığının denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılmasından sonra hasıl olacak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılanın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.03.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.