Karar Özeti
5. Ceza Dairesi 2026/2530 E. , 2026/4678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/196 Esas, 2025/28 Karar SUÇ : Tefecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet Polatlı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli ve 2024/196 Esas, 2025/28 sayılı Kararı ile hükümlünün tefecilik suçundan 5237 sayı
Karar Detayı
5. Ceza Dairesi 2026/2530 E. , 2026/4678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/196 Esas, 2025/28 Karar SUÇ : Tefecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet Polatlı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli ve 2024/196 Esas, 2025/28 sayılı Kararı ile hükümlünün tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43, 62... /1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 26.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca 29.12.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2551 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193/2. maddesinde yer alan "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, anılan suçtan dolayı sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun'un 193/2. maddesi "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.", 195/1. maddesi "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.'' hükümlerini içermektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 241/1. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu için hapis ve adli para cezasının öngörülmesi nedeniyle sanığın savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu itibarla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Polatlı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli ve 2024/196 Esas, 2025/28 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Polatlı 5. Asliye Ceza Mahkemesi, hükümlüyü tefecilik suçundan TCK 241/1, 43 ve 62 uygulanarak 2 yıl 1 ay hapis ve 26.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Sanığın savunması hiç alınmadan yokluğunda mahkûmiyet kurulduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yoluna başvurmuştur.
Hukuki İlke: CMK 193/2 yoklukta davanın bitirilmesine ancak mahkûmiyet dışında bir karar verilecekse imkân tanır; CMK 195/1'deki gıyapta duruşma istisnası da yalnız veya birlikte adli para cezasını ya da müsadereyi gerektiren suçlarla sınırlıdır. Tefecilik suçu hapis ve adli para cezasını birlikte öngördüğünden, sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Uygulama Sonucu: Savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi kabul edilmiş ve kesinleşen mahkûmiyet hükmü CMK 309/3 gereği oy birliğiyle kanun yararına bozularak dosya gerekli işlem için mahalline gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: Sorgusu yapılmadan tefecilikten mahkûm edilip hükmü kesinleşen kişiler için kanun yararına bozma hâlâ işleyen bir çıkış yoludur; müdafi, CMK 195'in gıyapta yargılama istisnasının hapis cezası içeren suçları kapsamadığını vurgulayan bu kararı emsal göstererek Adalet Bakanlığına başvuru yapabilir.
İlgili Makaleler
- TCK m.282 Aklama Suçu Savunması: Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kıstasları TCK m.282 aklama suçunda Yargıtay 5. CD. içtihadı: öncül suç, kasıt, kalıp ve savunma stratejisi.