KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2006/2480 E., 2010/14240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 21.11.2005 gün ve 2005/12734 Esas - 2005/12298 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
El atmanın önlenmesi ve eski hale iade istemine ilişkin davada, davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış, bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 1963 yılında el atılmıştır.
30.06.2010 günü yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. maddesi hükmü gözetilerek davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 21.11.2005 gün ve 2005/12734-12298 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava el atmanın önlenmesi ve eski hale iade istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı anlaşılmıştır.
16.05.1956 gün ve 1956/1-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, taşınmazına el konulan kişi, el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, dilerse kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası da açabilmekte ise de;
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde uyarınca “09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında malikin rızası olmaksızın taşınmazlara fiili olarak el konulması halinde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği veya 2. fıkradaki sürenin uzlaşmaya davet olmaksızın sona erdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik tarafından sadece tazminat davası açılabilir” hükmü karşısında, davacıya talebi açıklattırılmak suretiyle yeni düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2006/2480, K. 2010/14240, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama