KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2006/3991 E., 2010/12878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14 ve 38. maddelerinde yazılı 30 günlük ve 20 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırma Kanununun 25. maddesine göre; hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlar. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, kamulaştırma kararının davacıya 11.01.1977 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de; Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olmadığı gibi, tebligat tarihinde davacının yurtdışında olduğu anlaşıldığından, tebligat geçersizdir. Bu nedenle davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 1977 yılında el atıldığı anlaşılmaktadır.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile;
“Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar;
bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2006/3991, K. 2010/12878, 2 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama