KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2007/14291 E., 2010/13917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 1950 yılında el atıldığı ancak taşınmazın tapulama sonucu 18.05.1957 tarihinde tescil edildiği anlaşıldığından 221 sayılı Yasanın uygulama yeri yoktur.
Bu durumda; dava konusu taşınmazın tapulama ile ilk olarak 18.05.1957 tarihinde tescil edildiği dikkate alındığında, davacı yönünden hak düşürücü sürenin başlangıcının da 1957 yılı olarak kabulü gerekir.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile;
“Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar;
bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre;
Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 08.07.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (Muhalif)
-MUHALEFET ŞERHİ-
Dava konusu taşınmaza, 1950 yılında el atılmış ve taşınmaz 1957 yılında davacı adına tapuya tescil edilmiştir. 221 sayılı Kanun 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş ve taşınmaz maliklerinin dava hakkı 4. madde uyarınca 13.01.1963 günü sona ermiştir. Davacı, bedel davasını tapu ile malik olduğu 1957-1963 yılları arasında açmadığından, bedel isteme hakkı kalmamıştır. Açıklanan nedenle, davanın 221 sayılı Yasa uyarınca reddedilmesi düşüncesinde olduğumdan, Dairemizin çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 08.07.2010
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2007/14291, K. 2010/13917, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama