KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2007/8673 E., 2010/14473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazın bir bölümüne 1950 yılında, bir kısmına ise 1993 ve 2004 yıllarında el atıldığı anlaşılmıştır.
Taşınmazın, 1950 yılında el atılan bölümü için, 221 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Sözü edilen Kanunun 1. maddesinde “6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar kamulaştırma işlerine dayanmaksızın Kamulaştırma Kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır”, 4. maddesinde de; Gayrimenkulün bedelini dava hakkı, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer.” hükümleri yer almaktadır.
221 sayılı Yasa 12.01.1961 günü yürürlüğe girdiğinden, davacının dava hakkı 2 sene sonrası olan 13.01.1963 günü sona ermiş olup, dava konusu taşınmazın 09.10.1956 gününden önce el atılan bölümleri yönünden davanın sözü edilen yasa nedeniyle reddi sonucu itibariyle doğrudur. Ancak;
Dava konusu taşınmazın 1993 ve 2004 yıllarında el atılan bölümleri yönünden ise;
Kamulaştırma krokisi mahallinde uygulanmak suretyle yol genişletme çalışmaları yapılan kısımlarının kamulaştırılan alan içerisinde kalıp kalmadığının tespiti ile varsa, bu bölümler yönünden davanın reddi, kamulaştırılan alan dışında kalan bölüm varsa, yüzölçümü belirlenip, bu bölümler yönünden taşınmazın niteliğine göre değer biçilerek bedelinin davalı idareden tahsili yerine yazılı nedenlerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2007/8673, K. 2010/14473, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama