KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2009/14539 E., 2010/1121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 3083 sayılı yasa gereğince yapılan toplulaştırma sırasında, eski parsellerde bulunan muhtesat ile yeni verilen parsellerdeki muhtesat bedelleri arasındaki farkın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 3083 sayılı yasa gereğince yapılan toplulaştırma sırasında, eski parsellerde bulunan muhtesat ile yeni verilen parsellerdeki muhtesat bedelleri arasındaki farkın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiş ise de,verilen kararın temyiz sınırının altında olduğundan HUMK. Nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiş, bu karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 427/3 maddesine göre alacağın bir kısmının dava edildiği durumlarda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Bu hükme göre dava konusu alacağın tamamı kesinlik sınırının üstünde olduğundan temyiz talebinin reddine dair kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davalarında alacağın bir kısmı dava edildiğinde görevli mahkeme HUMK. nun 4/2 maddesine göre belirlenir. Davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak alacağın ilk kısmını talep etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonunda davacının talep edebileceği miktar 14.553,13-TL olarak belirlenmiş olup, Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırının üzerinde olduğundan, davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Bu itibarla, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2009/14539, K. 2010/1121, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama